"Enter"a basıp içeriğe geçin

Şeyh Ubeydullah Nehri İsyanı

1878’de yani Rus-Türk (1877-1878) savaşının hemen akabinde Botan bölgesinde Mir Bedirxan’ın iki oğlunun öncülüğünde Kürtler ayaklanırlar. Dersim’de ise zaten başkaldırı başlamıştır. Kürtler Dersim’de kadınıyla erkeğiyle amansız bir mücadele yürütürler. Tujik Dağı’nda sıkıştıklarında imdatlarına Ermeni kardeşleri yetişir.Osmanlı ise Dersim’in diğer bölgelerle birleşmemesi için barikat kurmuştur. Velhasıl yenilirler.

loading...

Tüm bu karmaşık olaylarla 1880’e girilir. Şeyh Ubeydullah Nehri, NakşibendiTarikatı’nın öncüsüdür. Ve aynı zamanda iki yüze yakın köyü olan bir Kürt feodalidir. Tüm bu nüfuzlarını kullanarak halkı direnişe çağırır. Hakkari, Osmanlı’nın denetiminden alınır. Kürtlerin birleşmesini isteyen Şeyh Ubeydullah bir toplantı düzenler. Kürt ileri gelenlerinin hepsi çağrılıdır. Osmanlı’dan taraf olan Kürt ileri gelenleri, Kürt birliğinin Hristiyanlara karşı kullanılması gerektiğini belirtirler. Şeyhin tavrı ise nettir: “Ermeniler katledildiği takdirde, Kürtler Türkiye hükümeti nezdindeki önemlerini yitireceklerdir.” Öngörülüdür. Ermeni ve Süryani dostudur. Hoşgörülüdür.

Ve bu söz konusu toplantıda Türkmenistan’la savaşan İran’da mücadelenin başlatılması gerektiği konusunda hemfikir olurlar. Mücadele İran Kürdistanı’nda başlatılır. Oğlu Abdulkadir’in öncülüğünde, Kürtler şehir ve köylerini birer birer almaya başlarlar. Süryani lider Mar-Şimun, hareketi destekler. Ermeniler de destekte bulunurlar. Şeyh Ubeydullah, Hristiyanlara büyük bir ilgi gösterir. İngilizler boş durmaz. Çünkü Türkiye üzerinde çıkarları vardır. Bir süre sonra Süryani ve Ermenileri tarafsız bir hale getirirler.

Kürtler de büyük hatalar yapmaya başlarlar. Kurtarılan bölgelere Şeyh, kadı tayin ediyordu. Soucbulak’ta İmam-ı Cuma hutbe vererek, İranlı Şiilere cihad-i mukkades ilan eder. Müslüman olmayanları bu durum ürkütür. Kürt aşiretleri arasında birlik sağlanamamıştır. Talancı bazı Kürt aşiretleri direnişin içine sızarak, ele geçirdikleri ganimetten sonra ortadan kaybolurlar. 1880’in son aylarına doğru Kürt mücadelesi yenilgiye uğrar. Farslar, Avusturyalı görevlilerle birlikte önüne çıkan herkesi kesip biçerler. Köyler yakılıp yıkılır.

Kuşatma ve sürgün

Yenilgiden sonra, Şeyh Ubeydullah ise Şemzînan’daki (Şemdinli) köşküne çekilir. İran’ın da baskısıyla Şeyh Ubeydullah, İstanbul’a çağrılır. Şölenle karşılanan şeyh Ubeydullah, bir süre sonra tutsak olarak tutulduğunu anlar. Kılık değiştirerek firar eder ve sonrasında Kürdistan’a ulaşır. Kürtler Şeyh Ubeydullah’ı şanına yakışır bir şekilde askeri birliklerle karşılarlar. Önüne çıkan Osmanlı askerleriyle çatışmaktan da geri kalmazlar. Yine Ermenilerle iyi ilişkiler geliştirmeye dikkat eder. 1882’de bulunduğu kale kuşatma altına alınır. Kaleyi Osmanlılar yıkar. Şeyh Ubeydullah’ı teslim alıp Musul’a sürgün etmek için, askerlerin himayesinde yola çıkılır. Oğlu baskın düzenleyerek babasını kurtarır. Osmanlı ordusu bulundukları bölgeyi kuşatma altına alarak Şeyh Ubeydullah Nehri’yi ve oğlu Abdulkadir’i teslim alarak Mekke’ye sürgüne gönderirler.

kurdisyanlari.blogspot.com

loading...