"Enter"a basıp içeriğe geçin

Medlerin Destanı: Zariadres ve Odatis

BİR MED DESTANI “ZARO Û XATÊ” – (Zariadres ve Odatis)
Ali Husein Kerim

loading...

Bir aşk destanı olan Zêro û Xatê Büyük İskender’in sarayında görevli olan Yunan asıllı Χάρης ὁ Μυτιληναῖος (Chares Mytilenaeus)1 tarafından yazılı olarak aktarılmıştır. Destanın hem adı ve hemde kahramanlarının ismi Yunaca Zariadres ile Odatis olarak yazılmıştır. İsimlerin orijinali Med dilinde olup, Ermeniler, Zareh, Pehlevice Ayadgar-i Zareran olarak yazılmaktadır. Ayrıca Avesta’da Zairivairi diye bir söylem vardır. Ama bu isimler günümüz Kürtçesine uyarıldığında Zaro û Xatê, Ziyar û Xatê, Zero û Xatê veya Zêro û Xatê olarak şekillenir. Hem ses uyumu ve hem de günümüz Kürtçesinde de vat olmasından dolayı Zaro û Xatê şekli daha uygundur.

Odatis isminin bazı biçimleri günümüz Kürtçesinde de vardır. Kürtçe’de Xwadêda, Otê ve Xatê biçiminde kadın adları vardır. Bunlardan Xatê ismi daha uygundur, çünkü Xatûn ‘Hatun’ isminden türemiştir. Xatûn (Hatun), Kürtçede soylu kadınlar için kullanılan bir deyimdir.
Chares Mytilenaus kitabında Asyalıların destan, masal vb. şeylere çok düşkün olduklarını, hatta evlerindeki duvarları bunlarla ilgili resimlerle süslediklerini yazmıştır. Bu destanlardan önemli olan ve her kes tarafından daha çok sevilen birisinin Zariadres ile Odatis olduğunu özellikle belirtmektedir.

Destanın konusu Med Prensi Zariadres ile İskit prensesi Odatis’in rüyadaki aşklarını konu almaktadır. Bir çok evde onların aşkını betimleyen resimler olduğunu, halkın onlara karşı olan sevgisine atfen kendi çocuklarına Zariadres ve Odatis ismini verdiklerini rivayet etmektedir. Chares Mytilene, Büyük İskenderin yakın bir hizmetçisiydi. Persler’in bir bürosunda mahkeme sorumlusu ve Büyük İskender’in tanıtıcısıydı.

Daha çok, Büyük İskenderin özel hayatını içeren on kitaplık “Büyük İskender” diye on kitaplık bir tarih yazmıştır. Kitaba ait parçalar Ateneu tarafından korunmuştur. Avesta’da Vištāspa ve Zairiviri’nin mücadelesi, Yašt 5.108, 112, 117, cf. Yašt 19.87
Türkçede “kadın” sözcüğü Kürtçedeki “xatûn” sözcüğünden türemedir.

M.Ö. 200 yılında Sophane devletini III. Antokhus’un bir generali olan Zariadres tarafından yönetiliyordu. Sophane M.Ö. 8. yüzyılda Urartu konfederasyonu içerisinde yer alana Hurri-Urartu kökenli bir devlettir. Tarihte adından bahsedilen bir Kürt devletidir. Uratu kralı I. Argişti, Erebunu şehrini inşaa etmek için buradan bir kısım halkı oraya yerleştirmişitr. Erebuni günümüzdeki Erivan şehrinin adıdır.

Bilindiği gibi Tunç Çağının tümü ve Demir Çağının ilk dönemleri “Kahramanlık Dönemi” diye adlandırılır. Bütün krallar veya kuruluşu gerçekleştirenler efsanevi kimseler olarak yadedilmişler. Kahramanlık menkibeleri dilden dile dolaşmıştır. Kahramanlık çağındaki moral üstünlüğü elde etmek için daha sonraki krallarında efsaneleştirilmesine çalışılmıştır. Bunun için eskilere ilişkin destanlar yeniler maledildiği görülmektedir. Ama bütün bunlara rağmen halk içerisinde sözlü olarak kalan çağlar boyunca nesilden nesile aktarılmıştır.

Bu destandaki “şarap kadehini kime sunarsa onunla evlenecek” teması günümüdeki Kürt destanlarına bile yansımıştır. Bunun dığında “rüyada birbirlerine aşık olma” teması da Kürt destan ve masallarının çok özgün bir temasıdır. Bunun için Mem û Zîn destanına esin kaynağı olan Memê Alan Destanına bir göz atmak yeterlidir.

Destan kesinlikle Medlere ait olmasına rağmen halk tarafından sevildiği için Pers kralları onu kendi atalarına maletmişlerdir. Bu destan Firdevsi’nin Şahnamesinde Kuştasp ile Zarer5 isimli iki kardeş kral ismi olarak geçmektedir. Chares Mytilenaus’in rivayetine göre Hystaspes Medya Hükümdardır ve Hazar denizi boylarınındaki toprakların kralıdır; kardeşi Zariadres ise Hazardan Tanais’e yani Srideryaya kadar uzanan topraklara hükmetmektedir. Tanais’den öteye ise İskit topraklarıydı.

Athenaeus Deipnosophists  kitabında Zariadres ile Odatis’in aşkını şöyle aktarıyor:
“Bazı durumlarda insanların güzellikleri karşısında birbirlerine aşık olduklarını unutmamamlıyız.

Mytileneli Chares “İskender” ile ilgili kitabında bazı insanların birbirlerini hiç görmemelerine rağmen rüyada birbirlerine aşık olduklarını yazıyor. Ve şöyle diyor: Hystaspes’in Zariadres diye bir kardeşi varmış ve her ikisi de oldukça yakışıklıymış. Bölge sakinlerinin söylediklerine göre onlar Afrodita ile Adonis’in soyundanmış. Hystaspes Medya kralı, Zariadres ise Hazar denizi kapılarından daha aşağılardaki Tanais nehrine kadar olan bölgeye hükmetmekteydi. Marathi kralı Omartes’in kızı Odatis ise Tanai nehrinin mteki yakasında yaşıyormuş. Tarihten yazdıklarına göre rüyasında Zariadres’i görmüş ve ona aşık olmuştur. Aynı rüyayı hem de aynı zamanda Zariadres’de görüyor ve
Chares Mytilenaus’un rivayetine göre ise “Hystaspes ve Zariadres”.
C. D. Yonge, The Deipnosophists, book 13/575, 1854
Odatis’e aşık oluyor. Böylece ikisinin gördüğü bu rüya yüzünden birbirlerini sevmeye başlamışlar. Odatis, Asyalı kadınların en güzeliydi.

Zariadres Omartes’e haber göndererek onun kızıyla evlenmek istediğini bildirir. Ama Omartes bunu kabul etmez. Çünkü onun yerine tahta geçecek bir oğlu olmadığı için kızını kendi saray çevresinden birisiyle evlendirmek istiyordu.
Kısa bir süre sonra, Omartes ülkesindeki tüm yöneticileri ve arkadaşlarını bir ziyafet için davet eder. Ama önceden kimseye bunun kızının evliliği ile ilgili bir ziyafet olduğunu söylemez.

Ziyafet başladığında kızı Odatis’i yanına çağırır ona ve misafirlere derki: ‘Kızım Odatis, biz şimdi burada senin evlilik düğünü yapıyoruz. Bunun için sen davetlilere iyice bak, sonra altın bir kupayı alıp ve beğendiğin birisine verirsen o senin kocan olacaktır.’ O, ağlayarak davetlilerin içerisinde dolaşır ve Zariadres’i arar. Çünkü o babasının bir evlilik şöleni düzenleyeceği haberini kısa süre önce Tanais’in öteki kıyısında bulunan Zariadres’e göndermişti. Zariadres, o sıralarda ordusunun başında bir seferdeydi.

Gecenin bir vaktinde ordusundan ayrılır, yanlız başına arabasıyla Tanais nehrini geçer, yaklaşık olarak sekizyüz stade yol gittikten sonra evlilik şöleninin verildiği yere ulaşır. Arabasını bir kenarda bıraktıktan sonra, tanınmamak için İskitli elbiseleri giyer ve içeri girer. Odatis’in büfenin önünde durduğunu ve ağladığını görür. Zariadres yavaşça onun yanına gider ve derki: ‘Odatis, bak senin çağrın üzerine ben, Zariadres geldim.’ Odatis karşısındaki yakışıklı yabancıya bakar ve onun rüyasında gördüğü Zariadres olduğunu anlar ve hemen elindeki şarap kupasını sevinçle ona uzatır.

O da Odatis’in elinden tutarak dışarı çıkarır ve arabasına götürür ve hiç kimseye görünmeden oradan ayrılırlar. Hizmetçilerin onların aşkından haberleri vardı ve hiç ses etmediler. Babası onları geri çağırma emrini verdiğinde, hizmetçiler onların ne tarafa doğru gittiklerini bilmediklerini söyler.”
“Bu aşkın destanı Asyalı barbarlar tarafından sık olarak anlatılır, oradaki saraylar veya şahsi evlerin bir çoğu bu hikaye ile resimlerle süslenmiştir. Hatta bir çok aile kız çocuklarına Odatis ismini vermektedirler.”
Zariadres ile Odatis destanınına, Chares Mytilenaus sonrası hemen hemen bütün antik Yunan ve Roma tarihçileri değinmiştir.

loading...

İran edebiyatına’da Katayun adı altında Şahname ve Bundahşine de yansımıştır. Ancak Bundahşinde Feridun’un kardeşi Goştasp sürgündeyken Rum imparatorunun kızı Katayun’a aşık olduğunu anlatır. Bahmaname’de de Katayun Rum imparatorunun kızı olarak belirtilmiş.

Ancak Mojmal Altawarik’te onun Keşmir kralının kızı olduğu rivayet edilir. Şahnamede prensesin adı Nahid olmasına rağmen Goştab onu Katayun olarak çağırır.
Memê Alan, Kerr Kulik, Derwêşê Evdî gibi Kürt aşk destanları incelendiğinde halen aynı geleneğin devam ettirildiği kolayca anlaşılmaktadır. Hemen hemen hepsinde “şarap, şerbet veya kahve sunusu” ve bunu alıp içenin ise sunucu kız ile evlenecektir. Hatta ölüm pahasına da olsa kızın babasının şartını yerine getirmek mecbutiyetindedir. Öyle anlaşılıyorki, Kürt aşk destanlarının teması Kahramanlık çağından kalmadır.

Bilindiği kadarıyla Zariadres ile Odatis’in ağıtı veya yukardaki destanı XVII. yüzyılın başlarında küçük çapta bir şair olan Jan Daniecki’nin ilgisini çekmiş ve onun tarafından tercüme edilmiştir. Ayrıca Thalassio Mikalajoeski Koeycienskimu ve Barbarze Pukarzewskiej (1609) onu serbest vezinli bir düğün kasidesi haline dönüştürmüştür.

Kaynakça:

Arthur Christensen, Les Kayanides, Copenhagen, 1932; tr. Ḏabiḥ-Allāh Ṣafā, as Kayāniān, Tehran, 1957; tr. F. N. Tumboowalla, as The Kayanians, Bombay, 1993. Bahramgore Tahmuras Anklesaria, Zand-Ākāsīh: Iranian or Greater Bundahišn,Transliteration and Translation in English, Bombay, 1956. Bonyād-e Farhang-e Irān, The Bondahesh, Being a Facsimile Edition of the Manuscript TD1 (prepared by P. K. Anklesaria), Tehran, n.d. [1970]. C. A. Robinson, Jr., The History of Alexander the Great, 2 vols., Providence, 1953. C. A. Robinson, Jr., The History of Alexander the Great, 2 vols., Providence, 1953. C. D. Yonge, The Deipnosophists, book 13/575, 1854 David Shea with notes and illustrations, as History of the Early Kings of Persia, London, 1832. E. Schwartz, “Chares. 13,” in Pauly-Wissowa, III/2, col. 2129. Ehsan Yarshater, “Esfandīār,” in EIr. VIII, 1998, pp. 584-92. Emile Benveniste, “Le mémorial de Zarēr: poème pehlevi mazdéen,” JA 220, 1932, pp. 245-93. Ferdinand Justi, Iranisches Namenbuch, Marburg, 1895; repr., Hildesheim, 1963. Ferdowsi, Šāh-nāma V, ed. Djalal Khaleghi-Motlagh, New York, 1997.
Friedrich Spiegel, Erânische Alterthumskunde, 3 vols., Leipzig, 1871-78. H. Berve, Das Alexanderreich auf prosopographischer Grundlage II, Munich, 1926, pp. 405f. no. 820. Idem, “Iranian National History,” in Cambridge History of Iran III/1, Cambridge, 1983, pp. 359-477. Irānšāh b. Abi’l-Ḵayr, Bahman-nāma, ed. Raḥim ʿAfifi, Tehran, 1991. J. Seibert, Alexander der Grosse, Erträge der Forschung 10, Darmstadt, 1972, pp. 12ff. and passim. J. Seibert, Alexander der Grosse, Erträge der Forschung 10, Darmstadt, 1972, pp. 12ff. and passim. James Darmesteter, Études iraniennes, 2 vols., Paris, 1883. Idem, Le Zend-Avesta, 3 vols., Paris, 1892-93; repr., Paris, 1960.
Joseph Markwart, Wehrot und Arang, Leiden, Brill, 1938, p. 126, § 94 L. Pearson, The Lost Histories of Alexander the Great, Philological Monographs 20, n.p., 1960, pp. 50-61. L. Pearson, The Lost Histories of Alexander the Great, Philological Monographs 20, n.p., 1960, pp. 50-61.
M. Boyce, Camb. Hist. Iran III/2, pp. 1157-58. Idem, Textual Sources for the Study of Zoroastrianism, Manchester, 1984, pp. 77-80. Mary Boyce, “Zariadres and Zarēr,” BSOAS 17, 1955, pp. 463-77. Mojmal al-tawārīḵ wa’l-qeṣas, ed. Moḥammad-Taqi Bahār, Tehran, 1939.
Plutarch (46 = T 2 = F 12) calls Chares eisaggeleús “usher,” which suggests that he Given in the text. See also H. Berve, Das Alexanderreich auf prosopographischer Grundlage II, Munich, 1926, pp. 405f. no. 820. Prokopios, The Secret History with Related Texts, ed. and tr. with an Introduction, by Anthony Kaldellis, Indianapolis, 2010.
See also J. C. Tavadia, Die mittelpersische Sprache und Literatur der Zarathustrier, Leipzig, 1956, pp. 135-37. Ṯaʿālebi, Ḡorar aḵbār moluk al-Fors wa siarehem, ed. and tr. Hermann Zotenberg, as Histoire des Rois des Perses, Paris, 1900. The Sacred Books and Early Literature of the East, Volume VII: Ancient Persia, ed. Charles F. Horne, Ph.D., copyright 1917. Scanned (from a photocopy), proofread, and marked up by Chris Weimer in February 2002. It was paired in that book with another ‘historical romance’, The Karnamik-i-Artakhshir or Records of Artakhshir (located at avesta.org). Theodore Nöldeke, “Das iranische Nationalepos,” in Grundriss II, pp. 130-211; new ed., Leipzig, 1920; tr. L. Bogdanov, as The Iranian National Epic, or, The Shahnamah, Bombay, 1930; repr., Philadelphia, 1979; tr. Bozorg ʿAlawi, as Ḥamāsa-ye melli-e Irān, Tehran, 1948.
William Smith. A Dictionary of Greek and Roman biography and mythology. London. John Murray: printed by Spottiswoode and Co., New-Street Square and Parliament Street. In the article on Soranus, we find: “at this present time (1848)” and this date seems to reflect the dates of works cited. 1873 – probably the printing date.

loading...