"Enter"a basıp içeriğe geçin

20. Yüzyılda Gelişen Kürt Milliyetçi Hareketleri

Kürt ulusal mücadelesinde 19. yüzyilda baslayan yangin 20. yüzyilin baslarinda Kuzey Kürdistan’in daglarinda alevlendi. Ekim Devrimi’nin estirdigi devrimci rüzgar, Kürt ulusal bilincinin alevlenmesine yol açti. Yüzyilin basinda patlak veren ulusal ayaklanmalar 1938’e dek devam etti. Osmanli- Rus savaslari, I. Emperyalist Paylasim Savasi’nda Kürdün payina imha, katliam, soykirim, talan, yagma, sürgün ve açlik düstü.

Katletmekle bitiremediler. Bir katliamin acisi bitmeden, yaralari sarilmadan yenisi basladi. Zulmün ilahlari kana doymak bilmiyordu. “Sans Kürde yar” olmamisti. Yedi düvel cihanin efendileri Kürdü yok etmenin savas tamtamlarini çaliyordu. Bebelerin, genç kizlarin, ninelerin, dedelerin çigliklari daglarin kuytuluklarinda yankilaniyordu. Cihani alem sagirdi, duymuyordu! Görmüyordu, kördü! Yaslanacak bir dost omuz basi bulamadilar. Binlerce yildir kendilerine yar olan daglara sarildilar. Direnmek kaldi Kürde. Zulmün ilahlarina meydan okudular. Direndiler!

20. yüzyilda Kuzey Kürdistan merkezli ilk ayaklanma 1907’de Dersim’de patlak verdi. Kocan ve Ferhadan asiretlerinin isyani, Hozat’taki jandarmalarin silahlarinin alinmasi, Osmanli memurlarinin görevden alinip yerlerine Kürtlerin getirilmesi yolunda gelisti. Pertek ve Pülümür’ü ele geçiren isyancilar, yönlerini Elazig’a döndüler. Osmanli ordusu Erzincan’dan Diyarbakir’a kadar askeri güçlerini ayaklanmayi bastirmak üzere seferber etti. Munzur Daglari’ndaki çatismalar 1908’e kadar sürdü. Defalarca yenilen Osmanli komutani ayaklanma güçleriyle anlasarak Elazig’a çekildi.1909’da yapilan yeni bir Osmanli saldirisiyla ayaklanma etkisizlestirildi.

1912’de Hozat Valisi olan Sagir Oglu Sabit’i, Seyit Riza tanimadi. Neset Pasa komutasinda saldiriya geçen Osmanli ordusu basarisiz oldu. Esir alinan Osmanli komutani Boynu Kara Hidir’i, Seyit Riza affetti. Hozat Valisi Dersim’den çekildi.

1908’de, II. Mesrutiyet’in ilaniyla olusan görece serbestlik ortamindan Kürtler birçok dernek ve örgüt kurarak, gazete çikararak kendilerini ifade etme, örgütleme olanagi buldular. 1908’de Osmanli Kürt Ittihat ve Terakki Cemiyeti, 1912’de Kürt Heyvi Talebe Cemiyeti gibi örgütler kuruldu. Yurtsever Kürt aristokrat aydinlarinin öncülük ettigi bu cemiyetin ufku ekonomik kalkinma, egitim olanaklari, sosyal kültürel iyilesmelerle sinirliydi.

31 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi ortami içerisinde 1918’de Kürdistan Teali Cemiyeti, 1918 Kürdistan Cemiyeti, 1919 Kürt Nesr-i Maarif Cemiyeti, 1919 Kürt Talebe Heyvi Cemiyeti, 1919 Kürt Kadinlar Teali Cemiyeti, 1919 Kürt Milli Firkasi gibi cemiyetler kurularak Jin, Kürdistan gibi gazeteler çikarildi.

Kürt aydinlarinin ayri devlet hedefine yönelmesi, bagimsizlik fikrinin olusmasi bu süreçte gelisti. Mütareke döneminin en faal örgütü Kürdistan Teali Cemiyeti’dir. Istanbul’daki bu ulusal bilinçlenmeden etkilenen birçok Kürt yurtseveri Kürdistan’a dönerek faaliyetlere basladilar. Kürt aydinlarinda ulusal yurtseverlik ve bagimsizlik fikrinin gelismesinde 1917 Ekim Sosyalist Devrimi’nin olusturdugu siyasal konjonktürün önemli etkisi vardir.

M. Kemal ve Kemalist burjuvazi amacina ulasmak için Kürtlerin destegini almaya çalisti. Bu destege ihtiyaç duydugu oranda kardeslikten bahsetti. Koçgiri isyani ve Kemalist burjuvazinin bastirma yöntemi ve politikasi M. Kemal’in “kardesliginin” Kürt ulusu üzerinde katliamla, zulümle, asimilasyonla Türk burjuva politik egemenligini kurmak oldugunu açiga çikaran bir turnusol islevi gördü. Kemalist burjuvazinin Kürdistan’i politik olarak ilhak sürecini tamamladigi 1938’e kadar yasanan katliamlar ve asimilasyon politikasinin baslangiç noktasi Koçgiri oldu.

Daha 1919 yilinda Kemalist burjuvazi “Türkçü” karakterini açiga vurmaya basladi. Kürtler üzerinde yogun bir baski ve terör uygulanarak asiretler göçe zorlandi, birçok yurtsever sürgün yollarinda imha edildi. Baski ve yok saymaya ilk ciddi tepki Koçgiri’de yükseldi. Koçgiri, talepleri ve örgütlülügüyle dönemin en önemli Kürt isyani hareketiydi.

Koçgiri halk hareketi, Alevi Türkmenler’in de direnise katilmasi, kadinlarin savasta milis olarak yer almasi, zengin çiftlik beylerinin mülklerine yönelmesi, posta arabalarinin, kent merkezlerindeki devlet mallarinin kamulastirilmasi, yoksul emekçi dinamiginin agir basmasi gibi birçok özgünlügü kendi içinde barindirmaktaydi. Kemalist burjuvazinin niteligini basindan beri kavrayan direnisçiler, Fransizlar’dan yardim istemeyi “sereflerine zül” saymislardi.

Direnisi, Kürt Teali Cemiyeti’nin Sivas ve Dersim yöresindeki üyeleri örgütlemislerdir. Fakat direnisin önderligi Kürt Teali Cemiyeti’nin merkezi degildir. Önderligi yerel Kürt önderleri yapmislardir. Dersimli asiretler direnisin örgütlenmesine katilsalar da kis sartlari dolayisiyla direnise esas güçlerini katamamislardir.

Ovacik asiretlerinden 2500 kisilik bir birlik Aliser önderliginde karla kapli Munzur Daglari’ni lakenlerle asarak savasa katilmislardir. Koçgiri asiretleri beyinin oglu Alisan Bey ile Aliser ve Veteriner Nuri direnisin önderligini yaptilar. Sivas’ta Imrali ve çevresiyle Dersim’de Ovacik ve çevresi, Koçgiri isyaninin hazirlandigi iki merkez oldu. Silaha sarilma karari Kangal Ilçesi’ne bagli Yellice Nahiyesi’nde alindi. Toplantiya katilanlar, Diyarbakir, Van, Bitlis, Elazig, Dersim ve Koçgiri’yi kapsayan bagimsiz Kürdistan kurulmasi fikrinde birlesti. 1920 yili yaz aylarinda yerel olarak baslayan çatismalar Mart 1921’de ayaklanmaya dönüstü.

Direnis güçleri ayaklanma için bahar sonunu beklerken 4 Mart’ta Topal Osman Çetesi’nin Imrali’ya saldirmasiyla ayaklanma basladi. Albay Halis’in kuvvetleri yenilgiye ugratilarak teslim alindi. Imrali merkezine Kürdistan bayragi çekildi. Kangal-Koçgiri-Divrigi-Zara-Refahiye-Kuruçay ve Kemah kazalarini isgal eden direnis güçleri, hava kosullarindan dolayi Dersim güçlerinin (Sadece Ovacik’ta 45 bin savasçi direnise katilmak için hazir bekliyordu) yardima gelememesiyle kusatmaya alindilar. Alisan Bey ve 32 Kürt ileri geleni tutsak edildi. Aliser ve Nuri güçleriyle Dersim’e çekildiler. Direnis yenilgiyle sonuçlandi.

Koçgiri isyanini bastirmakla görevlendirilen Merkez Ordu Komutani Nurettin Pasa’nin “Türkiye’de Zo (Ermeniler) diyenleri temizledik. Lo diyenlerin köklerini de ben temizleyecegim” sözleri Kemalist burjuvazinin Kürt direnisi karsisindaki politikasini özetliyordu. M. Kemal, Alisan Bey’e ve Nuri’ye milletvekilligi teklif ederek direnisi satin almaya çalisti.

Aldatma taktiginin basarili olamayacagini gören M. Kemal, katliamci yüzünü bütün çiplakligiyla açiga vurdu. M. Kemal, direnis hareketini kirmak için, Meço Aga, Diyap Aga, Ahmet Ramiz, Hasan Hayri, Dersimli Mustafa’yi Dersim Mebusu olarak tayin etti. Nurettin Pasa, Ginyan asiret reisi Murat Pasa’yi satin alarak Kürtlerin asil topugundan, feodal parçalanmisliktan yararlanarak güçleri böldü. Murat Pasa tuzaga düsürdügü Sayid Aziz’i Zalim ve kardesi Hüseyin çavus’u askerlere teslim etti. Zalim Çavus ve Hüseyin Çavus hemen yargilanarak idam edildiler.

Nurettin Pasa komutasindaki Türk ordu birlikleri ve çete artigi Topal Osman güçleri katliama giristiler. Kürt çocuklarini atese atip yakmakta, genç kizlara tecavüzde, köy yakmada, dar agaci kurmakta , kiyicilikta bütün hünerlerini göstererek, katliamcilikta alçakça bir yarisa giristiler. Sivas’taki Harp Örfü Divani’nda (sikiyönetim mahkemesinde) 400 Koçgiri’li direnisçi yargilandi. Toplam 117 kisiye idam cezasi verildi. Dersim asiretlerinin yogun baskisi sonucu M. Kemal’in istegiyle, Aliser ve Nuri müstesna olmak üzere” diger Meclis, idam cezalarini affederek, Sivas Örfi Idare Divani’ni lagvetti.

Koçgiri isyaninin soykirimci yöntemlerle bastirilmasindan sonra Kürt ulusal hareketi 1925’e kadar uzanan bir suskunluga girdi. Görünüs, volkan sessizligiydi, alttan alta yeni ayaklanmalar mayalaniyor, direnis örgütleniyordu. Kuzey’de Koçgiri isyani sürerken G. Kürdistan’da Seyh Mahmut Berzenci önderligindeki isyan, D. Kürdistan’da ise Simko önderligindeki isyan devam ediyordu. 3 parçada da Kürtlerin isyani ve savasimi sürüyordu.

Türk devletinin 1924’te Kürt dilini yasaklayarak sürdürdügü saldirilara ve kendi otoritesini egemen kilma veya siyasi ilhaki tamamlama yönelimine Kürtler 14 yil içinde 20’ye yakin direnis ve ayaklanmayla cevap verdiler. Önderlerinin feodal kimligi, kimilerinin kuracaklari devlete dinsel bir rejim öngörmeleri ne denli gerçekse, amaçlarinin bir Kürt ulusal devleti kurmak oldugu ve hareketlerinin ulusal baskaldiri ve demokratik motif tasidigi da o denli gerçektir.

1922 yilinda Erzurum’da, Albay Halit, Yusuf Ziya, Doktor Fuat gibi 1925 ayaklanmasinin politik önderleri tarafindan Kürdistan Istiklal Cemiyeti (Azadi) kuruldu. Kürdistan’in birçok sehrinde subeler kurarak, örgütlenmeye basladi. 3-4 Eylül 1924’te Yüzbasi Ihsan, 3 tegmen ve 350 asker birliklerinden firar edip daglara çekilerek Beytüssebap isyanini baslattilar. Isyan kisa sürede yenildi, Ihsan Nuri ve arkadaslari Suriye’ye geçti. Azadi’nin önde gelen isimleri tutuklandi, Seyh Sait komitenin basina geçti.

Kaynak: ararat-welat.blogspot.com/

NIVÎSÊN BALKÊŞ

Bir Cevap Yazın