"Enter"a basıp içeriğe geçin

Hetavî Kurd Dergisi

Rojî Kurd’ün yayını durdurulduktan yaklaşık birbuçuk ay sonra, Hêvî cemiyeti Kürt Güneşi anlamına gelen Hetawî Kurd [Hetavî Kurd] adıyla yeni bir dergi yayımlar. Hetavî Kurd’ün birici sayısı 11 Teşrini Evvel 1329’da [24 Ekim 1913] İstanbul’da “Resimli Kitap” matbaasında basılmıştır. Derginin birinci sayısının künye kısmında ayda bir yayımlanacağı, birleşik basılan 4-5 sayılardan itibaren de on beş günde bir yayımlanacağı belirtilmiştir.

loading...

Hetavî Kurd’ün sahibi ve sorumlu müdürü Babanzâde Abdülaziz’di. Derginin toplam olarak kaç sayı yayımlandığı bilinmiyor ancak elimizde on (10) sayısı mevcut olup, onuncu sayı 20 Haziran 1330’da [3 Temmuz 1914] Necmi İstikbal Matbaası’nda basılmıştır. Kadri Cemilpaşazade’nin aktarımına göre, “Hetavî Kurd dergisi de Hêvî cemiyetinin mahsülü olup Rojî Kurd’ün devamı olarak çıkmış ve 1914 yılının ilk yarısına kadar yayınını sürdürmüştür.” 28 Temmuz 1914 yılında Birinci Dünya Savaşı başlayınca, zorunlu seferberlik hizmeti nedeniyle, cemiyet üyeleri ve dergi çalışanlarının büyük bir kısmı askere alınır.

Savaş durumunda Hêvî’nin çalışmalarını sürdürme koşulları ortadan kalkar ve dolaysıyla Hetavî Kurd’ün yayını da durdurulur. Onuncu (10.) sayının yayımlanma tarihiyle Birinci Dünya Savaşı’nın başlama tarihini gözönüde bulundurduğumuzda, büyük ihtimalle onuncu sayı bu derginin son sayısı olmuştur.

Rojî Kurd’de yazan yazarların büyük bir kısmı Hetavî Kurd’te de yazmayı sürdürmüştür. Hetavî Kurd dergisinde yayımlanan yazılara ve yapılan tartışmalara baktığımızda, milliyetçi söylemler ve talepler daha net bir şekilde öne çıkarken, “Ümmet birliği” ve “Osmanlıcılık” fikirlerinden de tamamen vezgeçilmiş değil.

Hetavî Kurd’de yayımlanan yazılarda ve verilen beyanlarda; Kürt dilini yazmaya elverişli bir duruma getirmek, Kürtçe okuma-yazmayı yaygınlaştırmak ve Kürtçe kitaplar basarak Kürdistan’da dağıtılmasını sağlamak, Kürt çocuklarının eğitimi için modern okul ve medreselerin kurulmasını sağlamak gibi çok önemli konular işlenmiş. Bunların yanısıra işlenen en önemli konulardan biri de din ve milliyetçilik meselesidir.

Dergide yayımlanan yazılarda, din ve milliyetçilik, birbirini tamamlayan iki unsur olarak işlenmiş, bu konu derginin 3-4. sayılarında yayımlanan beyanda şöyle açıklanmış: “Milletimize ve dinimize olan görevlerimizi yerine getirmek için Kürt Talebe Hêvî Cemiyeti adı ile bir yapı oluşturduk… Bugün büyük, küçük, zengin ve fakir her Kürt, dinine ve milletine olan borcunu yerine getirmek için çalışmalıdır. Ayrı ayrı çalışmak hiçbir yarar sağlamaz, en iyi ve faydalı yol, birleşerek çalışmaktır. Yeni uyanmaya başlayan uluslar ilk başta cemiyetler kurarak işe başladılar. Neticesinde de milletlerini ilerletip muratlarına erdiler.”

Yukarıda da belirtiğimiz gibi Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla birlikte Hetavî Kurd’ün yayını da fiilen son bulmuştur. Bununla birlikte zorunlu seferberlik yasası gereğince askere alınan çok sayıda Hêvî Cemiyeti üyesi, aktivisti dört yıl süren savaş süresince büyük zararlar gördü ve önemli bir kısmı da geri dönemedi.

Hêvî Cemiyeti’nin asıl mimarlarından olan Halil Hayali’nin savaş sonrasında Hêvî’nin tekrar faaliyete başlaması vesilesiyle, Kurdîyê Bîtlisî mahlasıyla Jîn dergisinin ondürdüncü sayısında yazdığı yazıda, savaşın Kürt gençliği ve Hêvî saflarında oluşturduğu tahribatı şöyle dile getirmektedir: “Büyük Savaş’ın zalim ve kanlı eli, ulusal hazinemizin ne yazık ki sayıları pek az olan değerli cevherlerini aramızdan ayırdı ve geniş savaş cephelerine dağıttı. Gittiler. Onlardan bize geri gelen, yalnız acı haberlerdi…. Ey gençler, rahat uyuyun! “Ümid”iniz ölmedi. Nice bin dert ve sıkıntıyla tutuşturduğunuz ulusal ümit meşalesi, yine sizin gibi genç ve ateşli beyinlerin elinde, geleceğin yolunu aydınlatan bir ışığa dönüşmek üzeredir.” 

Sonuç olarak, aynı amacın ardıl ürünleri olan Rojî Kurd ve Hetavî Kurd’ün dönemin siyasi ve toplumsal olaylarıyla ilgili geliştirdiği bakış açısı, Kürt dili ve kültürünün geliştirilmesi, Kürtçe eğitimle ilgili yaklaşımları ve çalışmalarıyla Kürtler arasında ulusal bilincin gelişmesine çok önemli katkılarda bulunmuşlardır diyebiliriz.    

loading...