"Enter"a basıp içeriğe geçin

Rojî Kurd Dergisi

Kürtlerin bağımsız örgütlenmesi babında ilk tecrübe olan Kürt Teavün ve Terakki Cemiyeti ve bu örgütün yayın organı olan Kürt Teavün ve Terakki Gazetesi, yayımlandıktan yaklaşık bir yıl sonra dönemin İttihat ve Terakki yönetimi tarafından faaliyetleri durduruldu.

loading...

Ancak çeşitli platformlarda İmparatorluğun gidişatı ve geleceği üzerindeki tartışmalar ve arayışlar devam ediyordu. Özellikle İmparatorluk bünyesindeki Müslüman toplulukların durumu ve geleceği tartışılan konuların başında gelmekteydi.

İttihat ve Terakki Cemiyeti iktidarını pekiştirdikçe, “İttihat-ı Osmani” çizgisinden “Türkçülüğe” yönelerek diğer unsurların taleplerini ve hukukunu yok saymaktaydı. Bu durum, Kürtler içerisindeki “İttihat-ı Osmani” düşüncesini zayıflatmakta, milliyetçi düşüncelerin gelişmesini ve buna bağlı olarak kendi örgütlemelerini oluşturma çalışmalarına daha da ivme kazandırmaktaydı. 1912’lerin ortalarına gelindiğinde bu arayışın bir sonucu olarak 27 Temmuz 1912’de Kürt Talebe Hêvî Cemiyeti kuruldu. Kendisi de cemiyetin kurucularından olan Zınar Silopi’nin aktarımına göre, ilk kongreye kadar Ömer Cemilpaşa ve birinci kongreden sonra da Memduh Selim cemiyetin genel sekreterliğini yapmışlar. Hêvî cemiyeti kuruluştan kısa bir süre sonra Rojî Kurd adında bir dergi çıkartmaya başladı.

Rojî Kurd’ün aylık bir dergi olup ilk sayısı, cemiyetin kuruluşundan yaklaşık bir yıl sonra 6 Haziran 1329 (1913)’te yayımlanmış ve ön kapağında Selahattin Eyyubi’nin resmi vardır. Yayım dili Kürtçe-Osmanlıca olan Rojî Kurd, toplam dört sayı yayımlanmış ve son sayısı 30 Ağustos 1329 (12 Eylül 1913)’te basılmıştır. Derginin İmtiyaz sahibi ve sorumlu müdürü Süleymaniyeli Abdülkerim’di.

Rojî Kurd yayın hayatına başladıktan kısa bir süre sonra, Abdullah Cevdet ve Mevlanzade Rıfat gibi dönemin tanınmış Kürt aydınların da desteğini alarak zengin bir yazar kadrosu oluşturmuştu. Rojî Kurd’ün yazar kadrosu arasında Halil Hayali, Diyarbekirli Fikri Necdet, Ekrem Cemilpaşa, Mehmed Mihri, Fuad Temo, Harputlu H. B., Lütfi Fikri, Babanzade İsmail Hakkı, Babanzâde Abdülaziz, Kerküklü Necmedin, Kerküklü Kerimzâde, Süleymaniyeli Abdülkerim, Mehmed Salih Bedirhan, Kazizâde Mustafa vd. bazı şahsiyetler öne çıkanlardandır.

Rojî Kurd, yüksek tahsil gören Kürt gençlerinin öncülüğünde çıkmış, Kürt kültürel ve siyasi hareketinin gelişimine önemli katkılarda bulunmuştur. Daha sonraları kurulan Kürt örgütleri ve çıkartılan yayınların çoğunda bilfiil bu kadronun ya da onların etkilediği insanların çok önemli etkisi olmuştur. Hêvî cemiyeti ve Rojî Kurd’ün Kürtler üzerinde yarattığı bu etki, İttihat ve Terakki hükümetini oldukça rahatsız ediyordu. Bunun sonucu olarak da dergi çalışanlarına yönelik baskılar gittikçe artıtıyordu ve nihayetinde dördüncü sayının yayımlanmasından sonra Rojî Kurd’ün yayını durdurulur. Rojî Kurd’ün dört sayısının da içeriğini ayrı ayrı değerlendirmek elbette çok önemlidir ancak sınırlı bir alanda bunu yapmak mümkün olmadığı için, sadece bazı hatırlatmalarda bulunabiliyorum.

Sonuç olarak Hêvî cemiyeti ve Rojî Kurd’ün yayın politikası üzerine farklı yorumlar da yapılabir. Fakat cemiyetin programına, dergide yayımlanan bazı yazıların içeriğine ve yapılan tartışmalara baktığımızda; amaç ve hedeflerin açık bir şekilde belirlendiği görülmektedir. Rojî Kurd’ün birinci sayısında “amaç ve meslek” başlığı altında belirlenen esaslar, derginin yayın politikası ve amacını açık bir şekilde dile getirmiştir: “Günümüz ve geleceğe layık bir yüce amaç, siyasi ihtiraslardan bağımsız bir bilimsel ve toplumsal amaç. …

İşte bugün Kürd gençliği, kürdlüğe ve aleme karşı bu amacı yüklenen bir sorumluluk altındadır. Bu gençlik, bu görevi en güzel şekilde yerine getirme, Kürdlüğe her taraftan vurulan hakaret tokatını, yücelik ve irfan ile reddetmek için söz vermiştir. Diyebiliriz ki bu amaçla Kürtlüğü, Kürtlüğün yüce meşale taşıyıcısı olan gençliği içine alacak bir uyanışa delil olabilecek iki abide tesis etmiş bulunuyoruz; biri Hêvî diğeri de Rojî Kurd’dür.”

loading...