"Enter"a basıp içeriğe geçin

Hurrilerin Ulusal Tanrıları

Hurrilerin Tanrıları  /   Tuncer BALKAYA

loading...

Teššup

Tanrı Teššup, tanrı Kumarbinin oğludur Pan-Hurri ilahi varlıklar
arasında hava tanrısı ve Urartu’larda “teişeba” adıyla bildikleri, tanrıların kralı
“teşşup” 313 tur.
Mitolojide “teşşup”,“kummiya kralı” olarak geçmektedir 314. Hurrilerin
en eski tapınma merkezlerinden birisi Kumme kentidir (Kummiya). Bu kent
henüz bulunamamıştır ancak Irak -Türkiye sınırında Zaho olarak bilinen yerin
civarlarındaki Kuzey Irak Dağlarında bulunduğu düşünülmektedir 315.
Tüm öteki tanrılar arasındaki üstün konumu (ki bu arada bu, Urartu
panteonundaki* teişeba’nın elinden alınmış bir onurdur) ikinci bin yılın ilk
yarısına kadar gücüne erişilememiş olmasındandır. Bu sırada verimli
hilal’deki** bu ayrıcalığı çoktan tatmış olan hava tanrı figürleri tanımlanmıştır.
Her halükarda, adının duyulması bu tarihlere kadar olmamıştır.

Ancak M.Ö. 3.bin yıllarda az az duyulmaya başlanmıştır. Ancak M.Ö.15.ve14.yüzyıllardan
itibaren Teššup insan adlarının bir unsuru olarak en yaygın tanrı ismi haline
gelmiştir. Mitler onun hakkında hem tanrılar kralı olarak hem yağmur ve
fırtına tanrısı yönleriyle net bir izlenim vermiştir. Teššup, tanrıların kralı olan
babası Kumarbinin yerini alır, tıpkı Kumarbinin kendi babası gökyüzü tanrısı
Anu’nun yerini almış olduğu gibi. Teššup’un silahları fırtına, yağmur, rüzgâr
ve şimşektir. Adları Šeriš ve Hurriš (Hurwiš) ya da başka kaynaklarda Šeris
ve Tilla olarak geçen boğalar tarafından çekilen dört tekerlekli bir araba sürer.
Heykelleri birinci bin yıl Asur hava tanrısı Adad’ın tapınağında hala duran bu
hizmetkâr boğa şeklindeki ilahi varlıktır 316, Tešup’un bitkilerin büyümesini
sağlayan yağmur, tanrılık doğasını yansıtır. Bu, aslen boğa olarak tasavvur
edilmiş olan ve Hitit İmparatorluğu’nun yıkılışından sonra bile hala bazen
boğa olarak temsil edilen Anadolulu hava tanrısında daha da belirgindir.
Teššup’un üstünlüğünün pek çok göstergesi vardır; günümüzde
bilinen tüm Hurri mitlerinin kaynağı olan Küçük Asya’nın dışında bile, Mittani
kralı Tušratta’nın gözünde Teššup, ülkesinin panteonunun başındadır, tıpkı
Amunu’nun (Amun) çağdaşı Mısır’da olduğu gibi. Teššup-ewre (“Teššup
tanrıdır”) ismi, Eski Babil zamanları kadar eskidir 317. Arraphanın nerdeyse
tüm krallarının adları kutsal Teššup adını içerir (Kipi-teššup, İthi-teššup.
Hišmi-teššup (?), ve prenslerinin yarısının benzer adları vardır, bu adlar aynı
zamanda yerel bir gelenek ile bağlantılıdır. Çünkü Eski Babil zamanlarında
Arrapha, daha o zamandan hava tanrısına tapınılan bir merkezdir.

Bu bölgede Teššup ile aynı zamanlarda ortaya çıkmış olan Akadlı hava tanrısı
Adad, hiçbir zaman tanrıların kralı olarak görülmemiştir. Ugarit’deki tapınım
kurallarına göre ise bu özellik burada Teššup’ta da yoktur. Bu bölgede
Teššup tanrı Ba’al ile denk görülmüştür. Ba’al’ın üstünlüğünü kurmak üzere
mitolojide girişimler olduğu bir gerçektir, ancak tanrı El pek çok mitte ve
ayinde öteki tanrılara göre üstündür.
Teššup’un yerel değişkenlerinden en önemlisi Halep’in hava
tanrısıdır. Bu tanrının adı ilk olarak Samice, Addu olarak bilinirken, eski Babil
döneminin sonlarına doğru, bu ad Hurrice Teššup adıyla karışıp
kaybolmuştur. Bu tanrı, Küçük Asya’dan318, Suriye sınırındaki Ugarit’e 319 ve
doğu Dicle topraklarında bulunan Nuzi’ye kadar her yerde saygı görmüştür.
Bu yerel form kültü Hattuşa’ya, büyük olasılıkla Eski Hitit dönemleri kadar
eski zamanlarda aktarılmıştır. Kuzey Suriyeli tanrıça Hepa”(t) a, Halab’lı
Teššup’un eşi olarak çok büyük hürmet gösterilmiştir. Adı, tabi tartışmalı
olarak, Eski Ahit’teki Havva ile ilişkilendirilir 320. Görece daha sonraki bir
görüşe göre Güney Anadolulu dağ tanrısı “Šarrumma” ,Teşşup ve Halep’li
Hepat’li oğlu olduğuna inanılır ve dolayısıyla “Teşşup’un buzası” lakabını
alır321.

316 Weidner,1945: 1
317 Dalley,1976: 263

Šawuşşka
En önemli Hurri tanrıçası ‘Šawuška’dır , İlk olarak III.Ur döneminde
ortaya çıkmıştır 322. Tüm Asur’da ve kuzeydoğu Dicle topraklarında İštar ile
karışmış ve daha o zamanda çok büyük hürmet görmüştür. Özellikleri savaş
ile aşktır ve en ünlü yerel formu bir kuzey Asur kenti olan Nineveh’te ortaya
çıkmıştır 323. Burada. 8. yüzyılın sonunda hala Hurri ismiyle bilinmiştir.
Ninevih’te tanrıçasının heykelinin terapi özelliği olduğu düşünülmüştür,
bundan dolayı firavunu sağaltmak üzere iki kez Mısır’a gönderilmiştir.
Asur ve Araphanın pek çok kentinde İštar-Šawuška en üstün
tanrıçadır. Yerel theos eponymos* tarafından desteklenmiştir. Ancak bu
karakterler, çok ender olarak en büyük tanrıça İštar-Šawuška’dan daha

önemli görülmüştür. Asur şehir tanrısı örneğinde olduğu gibi, aynı ülkelerde,
yalnızca “toprağın sahibesi” gibi tanımsal adları olan ve İştar-Şawuşka’rıın en
azından yan dallarında olan başka tanrıçalara da tapınılmıştır.
Šawuška’ya, Mitanni krallığında da en üstün tanrıça olarak
tapınılmıştır: Tušratta onu “toprağımın sahibesi” ve aynı zamanda
“cennetlerin sahibesi” olarak tanımlar. Sumer, Akad ve Suriye-Anadolu
geleneğine göre, hava tanrısının kız kardeşidir, Ancak bunun, onun Hurri
Panteonundaki asıl konumu olup olmadığı tartışma konusudur. Hurri dini
etkilerinin doğudaki uzantılarında, ona genelde Teššup’un yanında bir yer
ayrılmıştır. Örneğin, Doğu Dicle kentlerinden Tilla ve Hilmani ve büyük
olasılıkla Nuzi’de de olduğu gibi.

Burada yapılmış olan çifte tapınak büyük
olasılıkla Teššup ve Šawuška’ya adanmıştır. Šawuška’nın panteonun
başında, Teššup’un yanındaki üstün konumu, yalnızca Kizzuwatna kentleri
geleneklerinde kadim tanrıça Hepat tarafından elinden alınmıştır ki bu Halep
kültüne kadar eskiye gider. Tanrıça bu konumunu Alalah’da 324 ve Ugarit
Hurri kültünde325 yeniden kazanır. Yerel ve Aleppo geleneğinin yapay bir
kaynaşması olarak, Teşşup-Hepat-Şawuşka üçlüsü, Kizzuwatna kenti
Lawazantia’daki öteki tanrıların üstünde durur 326 .
Ugarit’deki Akad metinlerinde “Hurri’lerin İštarı”na gönderme yapılır.

Buna benzer bir gönderme, 8. yüzyılda, Marsilya’da bulunmuş olan bir Fenike
yazıtında da, “Hurrilerin Astartesi” adı altında ortaya çıkar 327.
Kuzey Suriye’de Šawuška bir ölçüye kadar tanrıça İštar ile
karışmıştır: zira bu ikisi pek çok ortak niteliği paylaşmışlardır. Šawuška,
Ugarit’de de Astarte ile bir tutulur 328. Kizzuwatna’da, Şawuşka’nın özelliğini taşıyan ve Kizzuwatnanın Hatti krallığına katılmasından sonra heykeli
Şamuha’ya taşınan bir “kara tanrıçaya” da tapınmışlardır329.
Küçük Asya’da bu tanrıçaya aynı zamanda erkek özellikleri ve
nitelikleri de verilmiştir. Hattuşa yakınlarındaki Hurri-Hitit kaya anıtı olan
Yazılıkaya’da (13.Yüzyılın ikinci yarısı) Šawuška, yalnızca tanrıçalarla değil
tanrılarla aynı gruba alınmıştır 330 ve bir Hurri ayininde Šawuška’nın “kadın
niteliklerinin” yanı sıra “erkek niteliklerine” de sunu verilmiştir 331. Aşk
tanrıçası olarak düşmanların ve sözünden dönenlerin içine, karşı cinsin
davranış özelliklerini aşılamak suretiyle cezalandırma yetisi vardır. Bu güç
Mezopotamyalı İnanna-İštar’a da atfedilmiştir 332.
Yalnızca ona hizmetçilik ve müzisyenlik yapmak üzere
görevlendirilmiş Ninata ve Kulitta adlı iki tanrıça vardır; bunlar Anadolu
geleneklerine göre çok eskiye kadar eskiye gidebilirler ve Teššup’un boğayardımcılarıyla
beraber birinci bin yılda Asur’da da bilinmektedir 333.
Hattuşa’da bulunan metinlerde, Šawuška’ya pek çok yardımcı ilahi özellikler
atfedilmiştir. Örneğin: Hurrice adlarla Šintal-wuri (“yedi gözlü”), Şintal-irti (
“yedi göğüslü”) ve Šinan-tutukarni (aşkta çift taraflılık (?) 334.

318 Klengel,1965: 280–291
319 Laroche, 1968: 447–544
320 Speiser,1941: 41, n. 91
321 Laroche, 1963: 277–302
322 Whiting. 1976, Wilcke, 1988
323 Vieyra, 1957:130–138
* İsmini bir kavim, şehir veya millete verilmiş olan kimse.

Kumarbi
Hurrice konuşulan dünyada kabul edilmiş olan gerçek, Hurri
tanrılarından Kumarbi, tanrısal olarak kaybettiği gücünü hava tanrısından geri
alma çabasının hikâyesini anlatan pek çok mitin merkezindeki figürdür.
Kumarbi adı kökenlerini tanımlar (bir yer isminin sonuna eklenmiş -in eki
şeklindedir ki bu ad kimi zaman başka tanrıların adları ile anılmıştır). Adının

geçtiği mit, Hurrilerin eski krallık kenti olan Urkeš’i onun doğduğu şehir olarak
gösterir ve geç üçüncü bin yılda burada hükümdarlıkta olan tanrı Nerigaldir
gibi görünmektedir.
Ona ait en eski iz Mari’deki bir Hurri tabletinde bulunmuştur (yaklaşık
M.Ö.1700 yıllarında)335. Mari’de aynı ismin bir değişkesi olan Kumurwe
ismiyle bilinen tanrıya, bir de doğu Dicle kenti Azuhinnu’da tapınılmaktaydı
336. Ancak, tahmin edinildiği kadarıyla kültte ve onomastikon’da* çok az bir rol
oynamıştır. Bununla beraber geç Asur döneminde bile hala Hurrili ilahiler
Nabarbi ve Samanuha ile beraber Taide/Tedi kentinin üzerindeki güçlerden
biri olarak kabul edilmektedir. Suriye’nin tanrıbilim geleneğinin içinde
Kumarbi, orta Fırat bölgesinin tahıl tanrısı Dağan, Sumero-Akad Enlil ve
Ugaritik El ile denk görülmüştür. Bunun nedeni kısmen aynı kuşağa ait
olmaları, kısmen de aynı nitelikleri paylaşmalardır. Dağan ile özdeş
tutulmaları o kadar ileridir ki tanrıça Šala (Šaluš) ikisinin de eşidir 337. Ve Hitit-
Hurri tanrılar listesinde Kumarbi adı yerine bazen Hititçe “tahıl” anlamına
gelen söz kullanıldığı için, o ve Dagan, ikisi birden tahıl tanrısı olarak
görülebilir. Hitit-Hurri mitlerinde ve dinsel ayinlerinde tüm büyük Hurri tanrıları
gibi Kumarbi de vezir atamıştır; vezirin adı Alalah krallığının unvanından
gelen Mukišanu’dur.

329 Lebrun, 1976: 16
330 Güterbock, 1976: 273
331 Lehrun, 1976: 78, satır 15
332 Archi, 1977:297–311
333 Weidner. 1945: 51
334 Wegner, 1981: 811

Nupatik
Ugarit ve Hattuşada iyi anılan ancak doğası ve şeceresi hala
karanlıkta olan tanrı Nupatik’tir. En eski Hurri panteonunun bir üyesi olabilir,
zira Tiš-atal’ın kuruluş tabletinde, Lubadaga adıyla çağrılmıştır. Hişuwa bayramında farklı tapınaklarda Nupatiğin iki ayrı cismine kurban verilirdi;
bibita veya bibithi 338 ve zalmana.

loading...

335 Thurcau-Dangin, 1939: no. 5
336 Deller. 1976: 33
* İsimlerle ilgili
337 Laroche, 1968: 447

Šimike
Hurricenin konuşulduğu her yerde güneş-tanrısı ve ay-tanrısı, Šimike
(doğuda Šimika) ve Kušuh (Alalah’da ve seyrek olarak Hattuşa’da Kušah)
adları altında tanınmaktadır. Hurri güneş tanrısının adı Urartulu karşılığı olan
tanrınınkine (Šiwini) benzer ve Kušuh adı, (ön) Hatti ay tanrısı Kašku ile
ilişkilendirilmiştir; bu, çok eski Hattice-Hurrice dil ilişkilerine işaret edebilir.
Ancak, Kušuh’un bir yer adı olan Kuzina’dan türemiş bir sıfat olması da
mümkündür 339. Šumike ve Kušuh hiçbir yerde özel olarak onurlandırılmamış
gibi görünmektedirler. Kişisel özellikleri ve mitteki rolleri anlaşılmaz olarak
kalmıştır. Mittani kralı Tušratta, yukarıda adı geçen firavuna yazdığı mektupta
“Šimike’den bahsederken, Mısır’lı güneş tanrısı Ra ya da güneşin ta kendisi
gibi bir şeyi kastetmiştir 340.
Güneş tanrısı kâhinlikle bağlantılıdır, çünkü gün boyunca
gökyüzünde izlediği yolda dünyadaki her şeyi görür. Tam tersi ay tanrısı ise
Akadlı Šin’in aksine kâfirlerin koruyucusudur 341, bu nitelik onu göksel
tanrılardan ayırır ve yeraltına ait “lanetin ve ölümün tanrılarına” yaklaştırır. Bu
yeraltı tanrıları, yalan yere yemin dâhil büyülü ve dini bozuklukları
defetmekten sorumludurlar. Aynı şey yeraltının da güneşi olma kapasitesinde
olan güneş tanrısı için de doğrudur. Ancak burada Anadolu anlayışları Hurri
kisvesi altında gizlenmektedir. Mitte ve kültte başka yerlerde Šimike,
tanrıların hâkimiyet savaşında Teššup’un yanında yer alan, en büyük göksel
tanrılardan biri olarak biri olarak ortaya çıkar.

Nikkal
Ugarit’deki Hurri kültünde hiyerarşide yukarılarda yer alan
tanrıçalardan biri, Kušuh’un eşi Nikkal’dir. Sumer ay tanrıçası Ningal’den
türemiştir (Sumercede “büyük tanrıça”). Öte yandan. M.Ö.14. yüzyıla kadar
geç bir zamanda Hitit kraliçelerinin Nikkalin adını içeren adları vardı. Daha
sonra, Nikkal’in önemi Hitit-Hurri topraklarında azalmıştır 342. Güneş
tanrısının Babil’li eşi Aya daha sonra Hurri tapınmalarıyla birleşmiştir.
Sumero-Akad tanrılarının Hurri panteonuyla birleşmesi tek bir olay
olarak değil daha çok doğrudan ve dolaylı alıntıların bir kombinasyonu olarak
görülmektedir. (en çok da Suriye’den) Ugarit’ten ve Emar’dan gelen ilahilerin
çok dilli listelerinde zaman zaman ortaya çıkan tanrı bilimsel tartışmalı
alıntıları içermektedir.

Nerigal
Bu alıntıların en eskilerinden biri Nerigal’dir; ilk olarak bilinmeyen
kökenlerden gelip Akad döneminin kraliyet yazıtlarında belirmiştir ve
ardından ve sonradan Kuzeydeki krallığının yerini alan Hurri eyaletlerinde
çok özel bir hürmetin tadını çıkarmıştır. Urkešli iki kral Atal-šen ve Tiš-ata’ ın
kuruluş tabletlerinin ikisi de Nerigal’ in bir tapınağından gelmiştir. Atal-şen
tanrıyı “Hawalumun kralı” (ya da Hawilum, Hawlum) olarak tanımlar. Eski
Asur Ticaret Kolonileri zamanında ve Mari döneminde ve aynı zamanda geç
dönem Asur kurban töreninde, Hubšal(um)lı, (Diyarbakır çevresinde bir yer
olabilir) Nerigal’e gönderme yapılır ki bu büyük olasılık aynı tanrıdır 343.
Hattuşa’dan gelen kaynakların bolluğunda Nerigal’e çok az rastlanır,
en azından “gèr-ri (UNUG)-gal, gèri-gal, gèr(İR.GİR)-ri-ga”’ şeklindeki geleneksel yazılışlarıyla ve batıda başka yerlerde herhangi büyük bir etkisi
yoktur. Ancak, genel kabul edildiği gibi U.GUR logogramı* Hattuşa’da Orta
Babil kalıplarıyla Nerigal mi demektir yoksa Arrapha’da iyi anılan tanrı Ugur
anlamına mı gelir, pek açık değildir 344. M.Ö. 14. ve 15. yüzyıllardaki doğu
Diclede, Nerigal’e aktif olarak tapınılmış, Azuhinnu’da, İštar-Šawuška,
“hamella” ile panteonun başında aynı seviyeye konmuş ve başka pek çok
kentte de çift hemen Tešup ve Ninaveh’li İštar-Šawuška’nın altında
durmuştur. Arrapha takviminde, iki özdeş ay Teššup ve Nerigal’in adları
eklenerek birbirinden ayırt edilir. Arrapha kentinde iki kent kapısına onun adı
verilmişti ve Kurruhanni’de yüksek bir rahibe onun hizmetinde çalışmıştır
(ēntu).

342 Laroche, 1955: 147
343 von Weiher 1971: 37. n. 6

EA
Tanrı Ea’nın Hurri panteonunda kendine bir yer bulması da büyük
ihtimal Akad döneminde olmuştur, bunun göstergesinin en eski Hurri
kaynaklarından edinildiği şüphelidir, bu bilgiler oldukça dağınıktır, ancak
Küçük Asya’da bolca karşılaşılan arkaik ismi A’a kabul görüşünün eski bir
tarihi olabileceğini söylenmektedir. Babil’de Ea Sumer yeraltı tatlı su
okyanusu (abzu ) ve büyü sanatları tanrısı olan enki ile bir tutulur, Hurri
Ea/A’a ile de bağdaştırılır. Özellikle de Ullikummi şarkısında görüldüğü gibi.
Bunun sonucu olarak, onun için sık sık hassissi (Akadça hastsu) yani “bilge”
sıfatı kullanılmıştır. Ancak. Eanın šarri (Akadça şarru yani ‘kral’) nin ismini
taşıyan Ea’nın özel bir formu vardır ki bu Mitanni krallığında özel bir şekilde
onurlandırılmıştır ve aynı zamanda Asur’da da bir tapınağı vardır.
Yakın zamanda yapılan kazılarda, M.Ö. 3. bin yılın başlangıcından
itibaren Güney Mezopotamya ve Orta Fırat ve Kuzey Suriye bölgelerinde
yaşayan halklar arasında çok yakın kültürel bağlar olduğunu göstermiştir. Bu

bağlar aynı zamanda dini törelerin birbirine karışmasıyla sonuçlanmıştır,
büyük olasılıkla yukarıda adı geçen Sumer ay tanrısı Ningal’a Suriye’de
tapınılmaya başlanması III. Ur dönemine rastlar. Bundan sonra Hurriler
onunla orada karşılaşmış ve onu kendi panteonlarına almışlardır. Batı Hurri
tanrıları hakkında bilgi elimize Kizzuwatna’daki Hitit-Hurri Kurban listelerinden
345, ve aynı zamanda Hitit kaya mezarları: Yazılıkaya’dan geçmiştir.

* Bir kelime ifade eden işaret..
344 Wilhelm, 1989: 54

Eštabi
Hurri dinsel öğeleri, otantik Hurri geleneğiyle, Hurrilerin Kuzey
Suriye’de karşılaştıkları kültlerin bir sentezidir. Ebla’da bulunan, ön-Sargonik
döneme ait bir kuzey Suriye panteonunu anlatan metinler, köklerini erken
Hurri temelinden alan tanrıların, o sırada doğuda bilinmeyen batı Hurri
tanrıları olduğunu söyleyen hipotezi doğurmaktadır 346. Bunlardan birincisi,
savaş tanrısı Aştabidir. Hâlbuki sondaki -bi ekinden dolayı ismi genelde
Hurrice olduğu kabul edilir (Kumarbi, Nabarbi adlarında olduğu gibi). Kuzey
Suriyeli erken Hurri grup kesinlikle Adamma’yı ve daha sonra Küçük Asya’da
kâfirlerin ve hastalığın tanrıçası olacak olan tanrıça İşhara’yı içerir. Yeraltı
tanrıçası Allani yalnızca batıda kabul görmüştür onun, III. Ur döneminde
çoktan bilinen tanrıça Allatum ile bir bağlantısı ısı olmuş olmalıdır. Allani adı
muhtemelen Hurrice (“mistress-tanrıça”) kelimesiyle bağlantılıdır, öte yandan
Allatum için hiçbir ikna edici Akad etimolojisi ileri sürülmemiştir, o halde,
Allatum-Allani, Hurrilerin M.Ö. 2000’ler civarında çoktan Kuzey Suriye’de
bulunduğuna dair ilk ve şimdiye kadar bulanan tek göstergedir. Tanrıça
haššu kentinde panteonun bir üyesidir ve I.Hattuşili oradan onun heykelini
alıp Hattuşa’ya götürmüştür. Onun, Kuzey Suriye’de ortaya çıkması,
sonradan batı Hurri panteonunda Teššup’un eşi olmuş Hepat’ın annesi
olduğuna inanılmıştır.
345 Laroche, 1948: 113
346 Laroche, 1976. 94

Hepat
Kizzuwatna geleneğinde Hepat pek çok yerel değişkelere bölünmüş
ve Hititlerin onu kendilerine uyarlamalarından sonra Hitit devlet kültünün en
baş ilahesi olan güneş tanrıçası Arrinna ile bir tutulmuştur. Ne Mitanni
krallığında ne de daha doğuda Hurri topraklarında hiçbir zaman en büyük
tanrılardan biri olarak kabul edilmemişse de ve hatta hiç tapınılmamış olsa
da. M.Ö. 14. yüzyılda Hepa kelimesinden oluşan kadın adları buralarda çok
yaygınlaşmıştır.Yalnızca isim olarak bilinen ve Mısır”a gelin olarak gönderilen
iki Mitanni prensesinin adları Kelu-Hepa ve Tatu-Hepa dır ve bir prensin
akrabalarına ait Nuzi’den gelen iki Hepa’lı ad (Šuwar-Hepa, Şatu-Hepa)
Bunların aşağı yukarı çağdaşlarıdır. Hepa adlarını tercih etme sonraki
yıllarda da Hitit hanedanlarında belirgindir.

Yeraltı Tanrıları
Hitit mitleri ayinleri ve devlet antlaşmaları bir grup yeraltı tanrısına
gönderme yapar; Buraya üyelik değişkendir ve bu tanrıların Hattuşa dışındaki
varlığını gösteren herhangi bir metin yoktur, ancak hiç şüphe yoktur ki bunlar
Hurri tanrıbiliminin bir kısmını oluştururlar. Bunlar “eski tanrılar” diye
adlandırılan tanrılardır. Erken dönem tanrı nesillerinden gelmektedirler. Hava
tanrısı tarafından kovulmuş ve yeraltına sürülmüşlerdir. 347. Kesinlikle
yalnızca Hurrilere özgü bir anlayış olan ve eski anadolu malzemesinde
olağanüstü bir derinlikte incelenebilecek olan “saflık” ve “bozukluk” arasındaki
büyüsel karşıtlıkta, yeraltının “eski” tanrıları, hükmeden göksel tanrıların
karşıtıdırlar. İlahi egemenlikte artık bir rol oynamadıkları için “yukarıdaki”
tanrıların esas özelliklerine sahip değillerdir; büyüsel anlamda “saf”
değillerdir. Bu saflık ilahi güç için bir ön koşuldur -belki de kültlerdeki
bozuklukların bir sonucu olan-, bundan herhangi bir sapma, tanrıların
kudretini sınırlar ve insanların iyiliğini tehlikeye atar. Bu anlamda, aşağıdaki
tanrılar yukarıdakilerin tam tamına karşıtıdırlar: bozukluk onlara zarar
vermez. Tam tersine bu onların gerçek yetki alanıdır. Dolayısıyla, yukarı
dünyadaki kötü bir hasat, bir hastalık ya da ihanet gibi gerçek “bozuklukları”
temizlemek ve güvenli bir yer olan yeraltına göndermek için onlara
başvurulur.

“Eski tanrıların” adları, ne kadar Sumer ve Batı Sami adlarının apaçık
izleri olsa da, bilinen herhangi bir dille kesin olarak bağdaştırılamaz 348.
Yukarı Mezopotamya’da Erken Hurri ve Erken Sami köklere gidebilecekleri
yönünde bir görüş de öne sürülmemiştir 349. Adların çoğu kafiyeli çiftler
şeklindedir, (Nara-Napşara, Minki-Amunki, Muntara-Mutmuntara). Bu grupta
ye alan bazı tanrıların tanımlayıcı unvanları vardır: Atuntarrii, “kehanet
rahibi”, Zulki “düş yorumcusu”, İrpitika “yargı tanrısı” gibi.
Hurri katartik* ayinlerinde (doğu dicle’deki bir kent ismi Ape-naaş(=
we) önemli bir rol oynayan büyüsel anlamda yeraltına açılan “hendek”
(api), kutsallaştırılmış ve yeraltı dünyasına katılmıştır. Yeraltı, eski çağlardan
beri tahtından indirilmiş tanrıların krallarının son yeridir ve Anu ve Enlil gibi
büyük Babil tanrılarını içerdikleri için “eski tanrılar” bazen Sumerce kökenli bir
kelime olan Anunna(k) (Akadca Anunnakku) ile tanımlanmışlardır ki bu
kelime gerçekte büyük göksel tanrılar anlamına gelmektedir.
Ancak, “yer altı tanrıları”nın Hattuşa’daki metinlerde söz edildiği
şekliyle, Hurricenin konuşulduğu her yerde tanınmış olduğu şüphe götürür.
Bu görüş, Hitit Kralı Šuppiluliuma ve Mitanni Kralı Šattiwaza arasında
imzalanmış olan bir devlet antlaşmasıyla çelişir bu anlaşmada, bunlar
yalnızca Hitit’lerde kâfirlerin koruyucusudurlar, Mitanni’de ise ilahi
varlıklardan değildirler. Yalnızca bu antlaşmada Hint-Ari kökenli tanrılara
çağrı yapılmıştır. Bunlar; Mitra-, Varuna-, İndra- ve tanrıça Nasatya bunlar
Mitanni krallarına kişisel koruma sağlayıcılar olarak görülmektedir.

347 Laroche, 1974:175

348 Gurney, 1977: 15
349 Goetze, 1957: 134
* Catharsis : Sanatın hisleri durulaştırmadaki etkisi, psikanalizdeki zahiren iyileşme sağlayan boşalım;
gizli kalmış hislerin açığa vurulmasını sağlayan psikoterapi.

Diğer Tanrılar
Hurri dini adı olan ve birer kişilik olarak düşünülen tanrıların yanı sıra
kişiliği olmayan ve ikililer halinde gruplama eğiliminde oldukları kutsal
varlıklara da tapınmıştır: dünya ve cennet (‘eşe hawurni), dağlar ve nehirler
(papanna šijena). Batı Hurri dini uygulamaları, kutsal nitelikleri, kutsal
silahları ve nişanları ve aynı zamanda kült araç gereçlerini kutsamış ve
onlara sunu vermiştir. Yani uzun bir ayinde, Hepat’ın tahtına ve kısımlarına
sunu verilmiştir. Doğuda Ninevehli Şawuşka’nın yatağı (nathi) aynı şekilde bir
kült nesnesi olmuştur 350.
Yedi ifritli gruplar Hitit-Hurri dini metinlerinde yaygındır. Bunlar büyük
olasılıkla Mezopotamyalı prototiplerden gelmektedir ve takımyıldızlarına
atfedilen şeylere bağlantıları vardır (örneğin pleiades*). Bunun gibi “yedi ilahi
varlık”, Šimike ve Teššup gibi çeşitli büyük tanrılarla bağlantılıdır. M.Ö.1700
civarlarında Hurrice yazılmış Mari’den gelen bir efsunda “Simikenin yedi
kızı”na yapılan bir gönderme 351, daha sonraki Hitit yazıtlarında bulunan salt
spekülasyondan öte bir şey olduğunu gösterir 352. Batıda, “atanın tanrıları”
ndan bahsedildiği çokça duyulmuştur (enna attannewena), ki bu atalara
tapınma hakkında bir tahmine olanak verir. Ancak bu daha çok bir Hitit ya da
Suriye anlayışından gelmiştir 353. Daha güvenilir kanıtlar Nuzi takvimindeki
attanaswe ayı (“ataların ayı”) ve Nuzi’de bulunan metinlerden çıkarılan, bir
aile tarafından sahip olunan kült figürleri olarak ‘ölülerin ruhları” nın
varlığıdır354.

350 Vieyra, 1975: 130–138
* 7 kızkardeş ya da Süreyya denilen yıldız grubu
351 Thureau-Dangin, 1936: No. 5, l0 f satırları
352 Kammenhuber, 1976: 50 ve karşıtı Haas, 1977: 144 fl
353 Dietrich, 198: 543.

NIVÎSÊN BALKÊŞ

loading...

Bir Cevap Yazın