"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kizzuwatna Krallığı

Akın BİNGÖL

loading...

Günümüzde Çukurova olarak bilinen bölge M.Ö. I. Binyılda Klikya, M.Ö. II. Binyılda ise
Kizzuwatna olarak kaynaklarda yer almaktadır. Kizzuwatna isminin etimolojik kökeni
Hurrice‟ye dayanmaktadır. Kizzuwatna‟nın M.Ö. I. Binyıldaki ismi olan Kilikya‟nın kapladığı
alan bugün aşağı yukarı bilinmektedir, ancak M.Ö. II. Binyıldaki Kizzuwatna‟nın bugünkü
coğrafi alanını tespit etmek daha zordur.

Bu durum çekirdek merkezli Kizzuwatna siyasi
coğrafyasının tampon bölgeleri eline geçirmesi veya elden kaybetmesi ile ilgili bir
durumdur. Kizzuwatna isminden ilk defa M.Ö. 1650 yılında bahsedilir. Kral Telepinus ile
Kizzuwatna kralı İşput-Ahşu arasında bir anlaşma imzalanmış ve Hititler Kizzuwatna‟nın
bağımsızlığını zorunlu olarak kabuletmişlerdir.

Böylelikle Hurrili bir ailenin yönettiği Kizzuwatna krallığı ile iyi ilişkiler
kurulmuştur. Kizzuwatna coğrafyasında yaşayan yerli halkların yanında kalabalık ve üstün
bir Hurri nüfusunun da bulunduğu bugün kesinlik kazanmıştır. Hurriler II. Bin yılın
ortalarında bugünkü Elazığ ilinin olduğu bölgede İşuwa krallığını kurdukları zaman aynı
zamanda Adana-Çukurova bölgesinde de Kizzuwatna krallığını kurmuşlardır.

Hurilerin Kizzuwatna krallığını I. MurĢili ile II. Tuthaliya arasındaki süreçte kurduğu
tahmin edilmektedir. Keza I. Murşili‟nin M.Ö. 1550 yılındaki Halep seferinde Hurri-lerle
uğraştığı bilinmektedir. Kizzuwatna çoğu zaman Hurri-Mitanni devleti ile Hitit devleti
arasında bir tampon devlet konumunda olsa da zaman za-man Hitit devleti ile eşitlik
ilkesine dayanan anlaşmalar dahi yapmıştır. Hitit kralı Zidanta zamanında Kizzuwatna kralı
Pallia ile sonra da oğlu Ammunas‟ın Kizzuwatna kralı I. Sunassura ile eşitlik ilkesi
dâhilinde birer anlaşma yaptıkları bilinmektedir. Diğer taraftan ise Kizzuwatna kralı
Pallia‟nın Yamhad (Halep) krallığına bağlı Alalah kralı İdrimi ile de bir anlaşma yaptığı
görülmektedir. Bu anlaşmada önemli olan nokta İdrimi‟nin Mitanni kralı Barratarna‟nın vasalı
olduğunun tespitidir. Tüm bunlar Alalah vesikalarından öğrenilmektedir.

Tüm bu bilgiler değerlendirildiğinde Hitit devletinin Kuzey Suriye üzerindeki hâkimiyetinin
bu dönemde Mitanni devletine kaptırdığı ve Kizzuwatna Krallığının bu iki devlet arasında
tampon devlet olarak bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu dönemde yoğun bir Hurri göçünün bahse
konu bölgelerde yoğun olarak yaşandığı anlaşılmaktadır. Kuzey Mezopotamya ve Suriye‟de
bulunan höyüklerin XVI. ile XV. asırlar arasına rastlayan tabakalarında Nuzide 5-6.
Alalah‟ta 6. tabakada Nuzi kapları denilen ve Hurrilere atfedilen yeni bir keramik türünün
ortaya çıkması bu göç hareketini doğrulamaktadır.
Geç Tunç Çağı‟nda Kuzey Mezopotamya‟da üretilen Nuzi keramikleri, Salat Tepe‟de bulunmuştur.

Salat Tepe‟de bulunan Erken Demir Çağı keramikleri, Doğu Anadolu ve Yukarı Fırat Havzası
Erken Demir Çağı Keramikleri ile benzerlik göstermektedir. Hitit Kralı Şuppiluliuma
zamanında Kuzey Suriye‟nin önemi anlaşılmış ve Klikya kapılarını elinde tutan Kizzuwatna
Devleti ile yeni bir anlaşma yapılmıştır. Yine eşitlik kaidesi üzerinden yapılan anlaşmayla
birlikte Şuppiluliuma sonrasında Kizzuwatna ile bir problem yaşanmamıştır.

Yapılan bu anlaşma ile Güney yolları Kizzuwatna denetiminde kalırken, Orta Toros bölgesi
Hitit denetimine bırakılmıştır. Kizzuwatna kralı Paddatişşu ile yapılan bir diğer anlaşma
sınır ihlalleri ve göçebeler ile ilgilidir. Ancak buradaki Hitit kralının kim olduğu açık
değildir muhtemelen II. Hantili olduğu düşünülen Hitit kralı zamanına ait anlaşma metni
şöyledir:

“Eğer büyük karlın kulları, kadınları, malları, sığırları, koyunları ve keçileri ile
birlikte göçerler ve Kizzuwatna’ya girerlerse, Paddatişşu onları yakalaycak ve büyük krala
geri vrecektir. Ve eğer büyük kralın kulları kadınları, malları, sığırları, koyunları ve
keçileri ile göçerler ve Hatti ülkesine girerlerse, büyük kralı onları yakalacak ve
Paddatişşu’ya geri verecektir”.

Kizzuwatna Şuppiluliuma‟dan sonra ise tamamen Hitit topraklarına dâhil edilmiştir. Ancak
Kizzuwatna krallığı vergiden muaf tutulmuş ve Kizzuwatna kralı Hattuşa‟ya geldiği zaman
Hitit devlet ricali onu ayakta karşılamıştır. III. Hattuşili döneminde artık Kizzuwatna ile
ilgili bir bilgi bulunmamaktadır, keza burası artık Hitit doğal sınırları içerisine girmiş,
siyasi ve kültürel olarak Hititler ile kaynaşmış durumdadır.

KAYNAKLAR:

Yiğit, a.g.e., 1995, s: 245; Kemalettin Köroğlu, Eski Mezopotamya Tarihi, İstanbul, 2006
Yiğit, a.g.e., 1995, s: 237 vd.
Yiğit, a.g.e., 1995, s: 240 vd.
Kınal, a.g.e., 1998, s: 8
Hikmet Öz, Tarsus Tarihi, Ankara, 2007
Ahmet Ünal, Hititler Devrinde Anadolu I, Ġstanbul, 2002, s: 72
Ahmet Ünal, “Eski Çağlarda Çukurova‟nın Tarihi Coğrafyası ve Kizzuwatna (Adana)
Krallığının Siyasi Tarihi”, Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, c.15,
s.3 ( Arkeoloji Özel Sayısı) s:15-18
Köroğlu, a.g.e., s:124
Tamer, a.g.e., s: 15
Balkaya, a.g.e., s: 68
Kınal, a.g.e., 1998, s: 8
Ünal, a.g.e., 2002, s: 94
MemiĢ, a.g.e., s: 97
Kınal, a.g.e., 1992, s: 90 vd.
Salat Tepe, Dicle Nehrinin yukarı havzasında, Ilısu barajı dolum alanında, Bismil‟in
yaklaşık 14 km doğusunda yukarı Salat bölgesinde yer almaktadır.
A. Tuba Ökse-Oğuz Alp-Necdet İnal, “Ilısu Barajı Salat Tepe200-2002 Yılı Kazıları, 25.
Kazı Sonuçları Toplantısı I, Ankara, 2004, s: 331-338
Memiş, a.g.e., s: 109
Macqueen, a.g.e., s: 60
Ünal, a.g.e., 2002, s: 129
Kınal, a.g.e., 1998, s: 157
Ünal, a.g.e., 2002, s: 147

loading...