"Enter"a basıp içeriğe geçin

Halil Hayali kimdir

Bitlisnameden alınan bu yazıyı aktarmadan önce bazı karmaşa ve çelişkilere yer verme gereği duyduk. Mamoste Qadriye göre Halil Hayali 1876 yılında dünyaya gelir. Bitlisname ise bu yılı 1848-1950 dolayları göstermeyi uygun bulmuştur. Daha önce Müfit Yüksel’in bir yazısıda Halil Hayalinin nerede ve ne zaman öldüğüne dair bilgi bulunmadığı ile ilgiliydi. Yine Mamoste Qadri bu tarihi 1926 olarak verir yazısında. Halil Hayalinin doğum ve ölümü üzerine tam ve aydınlatıcı kesin kanıtlara dayalı bir araştırma olmadığını belirtmekte fayda gördük.  Bernamegeh.

Halil Hayali (Xelil Xeyalî-i Motki), Bitlis’in Mutki kazasının modan aşiretine bağlı, çevresinde saygıyla anılan bir ailedendir. Doğum tarihi hakkında kesin bir kayıt bulunmamakla birlikte 1848-1950 yılları en kuvvetli ihtimaller olarak göze çarpar. Halil Hayali, çocukluğunda nur talebelerinin Üstadı Said-i Kürdi’nin tavrından etkilenerek eğitim konusunda özel bir çaba sarf etmiştir.

İlk öğrenimini Diyarbakır’da gördükten sonra da dönemin bilim merkezi olarak görülen istanbul’a gelerek üniversite okumuştur. osmanlı döneminde çeşitli devlet kademelerinde görev alan Halil Hayali bey’in son memuriyeti de halkalı yüksek ziraat mektebi muhasebeciliğidir. 1900 yılından itibaren aralarında kadri cemil paşa, ekrem cemil paşa, kamuran ve celadet ali bedirhan bey’ler gibi onlarca gence kucak açıp onların kendi ilgi alanlarında daha da gelişip başarılı olmaları için her türlü desteği sunmuştur.

Mekteb-i tıbbiye’de öğrenci olan Diyarbakır’ın çermik ilçesi Zazalar’ından Ziya Gökalp ile tanışarak birlikte Kürtçe’nin gramerini ve sözlüğünü yazmaya başlarlar. Özgürlükçü düşünceleri nedeniyle okulla ilişiği kesilen Ziya Gökalp, Diyarbakır’a geri dönünce ve beraberinde de bu çalışmaları da götürür.

Meşrutiyetin ilanında Halil Hayali ve Ziya Gökalp ikilisi, selanik’te toplanan ittihat ve terakki cemiyeti kongresinde buluşurlar. Ziya Gökalp’in, Diyarbakır delegesi olarak katıldığı kongre için İstanbul’da bulunduğu sırada Halil Hayali kendisinden beraber hazırladıkları Kürtçe gramer çalışmalarını ister , ancak Gökalp bunları yaktığını söyleyerek geri vermek istemeyince Halil Hayali bu eseri yeniden yazmaya başlar.

Halil Hayali Kürt Terakki ve Teavün Cemiyeti’nin kurulması için ön ayak olan Hayali, Kürt Neşr-i Maarif Cemiyeti’nin de kurucularından birisidir. Bediuzzaman Sadi-i Kürdi; “İki Mekteb-i Musibetin Şahadetnamesi yahut Divan-ı Örfi ve Said-i Kurdi” adlı kitabında Halil Hayali’den söz eder:

Bediuzzaman Sadi-i Kürdi’nin Halil Hayali üzerine söyledikleri…

“İşte milli onurun bir örneğini size takdim ediyorum, ki o da Mutkili Halil Hayali efendi’dir. milli onurun her alanında olduğu gibi dilbilimi ( Kürtçe ) alanında da derinleşmiş ve dilimizin esası olan alfabesini ve gramerini hazırlamış ve diyebilirim ki bu uğurda gösterdiği gayret, çalışma ve çabalar onun maneviyatıyla bütünleşmiştir. Bu kişi, örnek bir onurlu davranış göstermiş ve gelişmeye muhtaç dilimize dair temel atmış olduğundan, onun yolunu izlemeyi ve bu alandaki çalışmaları daha da geliştirmeyi onur sahiplerine tavsiye ederim.”

Bitlisname.com

Bir Cevap Yazın