"Enter"a basıp içeriğe geçin

ERMENİ GULÊ VE MUSA BEGÊ XWÊTΔ KLAMININ HİKAYESİ

Müziğin evrensel bir dil olma özelliğinin dengbêjlik kültürüne yansımalarından biri de, farklı inançlardan insanların aşkını dile getirmelerine aracı olmasıdır. “Ermeni Gulê ve Musa Begê Xwêtî” Kîlami bu bağlamda dikkat çekici bir örnektir. Eser Cizre (Botan) ve Êrîvan dengbêjleri tarafından okunmuş ve günümüzde, Dengbêj Zahiro ve emsalleri ve takip eden genç dengbêj kuşağı tarafından okunan anonim (gelerî) bir eserdir. Botan demgbêjleri ve Serhed demgbêjlerinin sunumlarında farklılıklar olsa da güfte ve olay örgüsü aynıdır.

Buradaki sunum, Mehmed Arif ê Cizîrî’nin sunum tarzıdır. Celalî aşiretler konfederasyonunun alt aşiretlerinden Xelikan’lara mensup Xwêtî ailesindendir Musa Beg. Aynı aşirete mensup Dengbêj Mehemedê Şêxwelîya’dan alınan bilgiye göre, Xwêtî’ler, güneyden Anadolu’ya göç etmiş ve 600 yıl kadar Bitlis civarında yaşamışlardır ve son 70 yıllık bir süredir de Muş ve civarında ikamet etmektedirler. Musa Beg ve Ermeni Gulê arasındaki aşkın öyküsü anonim demgbêjler tarafından bestelenip okunmuş ve günümüze kadar gelmiştir. Gulê û Musa Begê Xwêtî’nin klamı, dönemin inanç hoşgörüsünü yansıtması bakımından da dikkat çekicidir.

Eser feminen bir ağızdan okunmaktadır, yani kadın çağrısıdır. Gulê, sosyal ve dini statü bakımından önemli bir ailenin kızı olarak kendini takdim eder. Sevdiği insan Musa Beg ise müslümandır ve sosyal statüsü olan bir aileye mensup biridir. Eserin ilk iki kıtasından, Musa Beyin Gulê’yi kabul edebilmesinin, dinini değiştirmesi koşulu olduğu iması vardır. Bu nedenle, ilk iki kıta, Gulê’nin Musa Beg’e bu koşulun mümkün olmadığı sitemini, özgün ve feminen bir ağızla anlatılışını içerir. Bu bölümlerin dikkat çekici ifadesi “karşı tarafın sözüne pek güvenmediği” sitemidir. Kîlam’ın son bölümü ise, Gulê’nin Musa Beg ile olan aşkını mutlu sonla sonlandırması çabasını yansıtır. Bunun için “Gulê, yanına Osmanlı kese altınlarını da alıp, dönemin paşalarını ziyaret edecek ve bu sorunu halletmeleri için destek isteyecektir. Eğer bu girişimi sonuç vermezse, yedi Ecnebi düvele başvurup yardım isteyecektir”. Sunum makamı ve güftesi birbiriyle uyum içinde olan eser, içerdiği lirizm ve dönemin sosyal ve kültürel bağlamı resmetmesi açısından da kayda değer bir önem arz etmektedir. GULÊ Û MUSA BEGÊ XWÊTÎ

Des mi nede, des mi nede,

des mi nede Musa Begê Hesenî wez Gulê me,

Gulê gotî Musa Begê Xwêtî, ez Gulê me, Ez axçîka Kemarsitê,

ezê xaç-fille me, Ezê rojê sê cara tewbwdarê Xaçê li ser singê Paşa yê Babê xwe me,

Lo lo Musa Bego, Bextê we sirmana, hideka lo ne ewle me.

Ezê ne layîq û babetê Hacî Musa Beg ê xwe me–Tê ji bêrîye, tê ji bêrîyê, her du dana,

Gulê gotî Musa Bego, tu bikewî li ser singê mi ewdalê, Bi çakuç û lo bi sindana,

Tu diranê mi ewdalê bikêşî lo, bi kelbetan a,

Sed we’denî li canê Gulê bikewî,

Ezê dîsa neyêm li ser dînê hewe lo, we sirman a.

Têj bêrîyê tej bêrîyê lê, Gulik a dînim, Ezê rabim daw-deling ê xwe lo, liv ir hilînim,

Ezê kîsê zêrê Usmanîya lo, bi xwer hilînim,

Ezê ji boyna Mûsa Begê Xwêtî, textê paşa lo, bihejînim,

Hegî paşa derde min û Mûsa Begê derman nekir,

Ezê hevt duvalê Ecnebîya lop ê bihesînim.

MEMET METİN BARLIK

NIVÎSÊN BALKÊŞ

Bir Cevap Yazın