Siyabend û Xecê konusu

Siyabend û Xecê

Kışın elektriğin uzun süre kesik olduğu uzun kış gecelerinde duvarda yanan gaz lambasının söndürülmesi ile birlikte koyun yünlü sıcacık düşek yorganın altına girer bir yandan dışarda uluyan rüzgar sesine kulak verirken diğer yandan pürdikkat anneme kesilirdi. hikayelerin, destanların anlatılmaya başlayacağı an o andı.

Uzun zaman geçti üzerinden; annem hikayeleri anlatmadığı için unutmuş ben çoktan dinlemediğim için.

Geçen pirtûka kurdî de denk geldim `siyabend û xecê`‘ye. kitabın yazarı, hikayeyi derleyen `ahmet aras`. kitap 64 sayfadan oluşuyor, dili kürtçe. kürtçe okumaya yeni başlayanlar için önerebileceğim kitaplardan biri, diye kısa notlarımı bıraktıktan sonra kısaca hikayeye değinmek istiyorum.

Siyabend yedi yaşına geldiğinde silîva’da salgın meydana gelir. siyabend annesi babası kardeşleri dahil tüm ailesini kaybeder. kitaptaki deyimiyle “siyabend dikeve ber destê ap û amojinê” yani siyabend amcası ve eşinin insafına kalır.

amcası ve yengesi siyabendi sevmezler, çoğu zaman döver, kuru ekmeği çok görürler.
bu zulüm hayatı bi hayli böyle devam eder. birgün köyde buzağı çobanına ihtiyaç duyulur. siyabend’in amcasının eşi onu bu mesleğe layık görür ve onu kitaptaki deyimle `golikvan` buzağı çobanı yapar.

siyabend’in yengesi sabah şafak vakti siyabendi ite kaka uykudan uyandırır aç susuz buzağılara çoban yollar. siyabend ot yer ağaç yaprağı yer hayatta kalır. köylüler acırda ekmek verir karnını doyar.. bir gün siyabend dağda buzağı otlatırken dağdan yuvarlanan bir taş gelir buzağının ayağını vurur, kırar. buzağının sahibi; kötü, laftan anlamayan biridir. akşam siyabend ona olanı anlatamadan kadın bağırır çağırır. gider onu amcasına, amcasının eşine şikayet eder. siyabend bu olanlar sonrasında köyde yaşayamayacağını anlar ve köyden kaçar.

yönünü dağlara ormanlara veren siyabend bir çobana denk gelir. aç susuz siyabend, çobanın ekmeğini paylaşmasıyla karnını doyurur başına gelenleri ona anlatır. bu durum karşısında çoban ona felek kaderini kara eylemiş anlamında “felek qedera te reş kiriye kurê min” der.

siyabend li vir rabû çû
çol û çolistan bû
serî sergerdan bû
belengaz û perîşan bû
stara wî koka daran bû
kevirên girûz jê ra perbal bû
xwarina wî hêşinayî û giha bû

siyabend bu durum karşısında allah’a ellerini açar şöyle der: “ya rebî, gelo çi sûc û gunehê min hebû ku ez ketime vî halî? yan rihê min bistîne min ji vî ezabî xelas ke yan jî rêyekî ji min ra veke!” ( ya rabbi acep ne günahım vardı da bu hallere düştüm? ya canımı al beni bu azaptan kurtar yada bana bir yol göster.)
siyabend bu duasından sonra uykuya dalar ve rüya görür. uyandığında yanında bir soylu küheylan at görür. ata biner silah kuşanır. siyabend artık çocuk siyabend değildir. büyümüş delikanlı biridir.

siyabend yönünü serhada verir. yolda kuşları avlamakla meşgul qedê’ye denk gelir. qedê ile dövüşürler. siyabend tam qedêyî öldürecekken o an rüyada birbirlerini gördüklerini anlarlar. qedê siyabendi büyük abisi beller. onun her dediğini yapacağını, her buyruğuna itaat edeciğinin sözünü verir. siyabend ile qedê böylelikle yol arkadaşı olurlar.

serhada yönelen siyabend ile qedê sipan dağının eteklerinde kalan yaylalarda bir çadıra denk gelirler. siyabend bahtını kara eyleyen feleği bulduğunu haykırır intikamını almak için atını çadıra doğru sürer. siyabend çadırda xecê’yi görür. xecê’nin güzelliği karşısında mat kalır, eli ayağı titrer, ağzı dili birbirine dolanır. xecê ye cin mi peri mi olduğunu sorar. xecê “ben ne cinim ne periyim senin gibi insanım” der. siyabend tekrar sorar: o halde yok mu kimin kimsen?
xecê siyabendin boyuna posuna dikkatli bir şekilde bakar. şöyle der:

“lo looo.. siwaro dilê mi dibê
hela were peya be erdê!
tu melek î, yan însan î, rast bibê!
heft birayê min ji dê û bavê
birayê min çûne çolê û neçîrê
ez bi tenê mame li ber malê
were rûne, tu vexwe qehwê
heta birayên min ji çolê tê
tu bidî xatirê navê xwedê!
nexeyidî ji bo min esyetegê
bedewiya jinê bela ye li serê jinê
qîza bedew her tim qesasê birê
wez im, wez im, wez im
xêca xêrnedî ez im..”

xecê yedi kardeşinin olduğunu dağda bayırda hayvan atlattıklarını avlamaya çıktıklarını akşama doğru geleceklerini söyler. siyabend akşam xecê’yi allah’ın emri ile kardeşlerinden kendine ister.

siyabend xecê’ yi qedê yê teslim eder. düğün hazırlığı için elcewaza gider. yolda vesvese girer kalbine döner gelir çadıra. qedê’yi ellerinden zincire bağlar. qedê ona itaat edeceğinin sözünü verdiği için bu duruma karşı koymaz.

siyabend elcewaz da alışveriş ile meşgul iken `erebê lêvdeqandî` xecê’nın çadırının bulunduğu taraftan geçerken eli zincirli qedê’yi görür. tez elden şikaki ağası hesen ağaya haberi ulaştırır. hesen ağa daha öncesinde xecê’yî kardeşlerinden istemiş xecê evlilik teklifini kabul etmemiştir. bu yüzden hesen ağa onlara kin gütmüş, zulm etmiş, xecê ve kardeşleri bu zulüm karşısında sipan dağının eteklerine göç etmişlerdir. hesen axa askerlerini toplar yönünü sipan dağına verir kısa bir süre içersinde gelir xecê’nın kardeşlerini öldürürler, qedê’yî de ağır yaralarlar, xecê’yi de alıp kaçırırlar.

elcewazda düğün alışverişinde bulunan siyabend atı `hêşînboz`un huysuzluğundan toprağı deşirmesinden xecê’nın başına bir şey geldiğini anlar hemen atına biner yönünü sipan dağına verir. çadıra yaklaştığında kartalların uçuştuğunu dumanların yükseldiğini görünce bir felaketin yaşandığını anlar. çadıra varır ki ne görsün. xecê’nın kardeşleri öldürülmüş çadır talan edilmiştir. cesedlerin altında bir inleme sesini duyar, bakar ki qedê’dir. qedê’nin başını kaldırır dizine yaslar. qedê gözlerini açar görür ki siyabend’tir. sesini yükseltir siyabend’e şöyle der:

loo.. lo birao xayîno dilê mi dibê
min ji te ra nego, destê min neke zincîrê
tê herî elcewazê, derengî werê
kurê xelkê wê bînê serê me vê ecêbê
bi destekî minê evqas mêr kuştiye laşên wanî li erdê
derdê min ne kuştina min e, ne jî bi ya heft birayên xecê
mala te mîrato, xwedê meriya çê neke ji zulmê
bi destê girêdayî ez awha hatim kuştinê
te ku wer nekira, tê bihatayî ser malê xenîmatê
balkî rebê alemê mirazê te neqedîne li dinyê!
ez dimirim, tu ji min ra bîne tasek avê!

qedê siyabend’e sitem eder; dedim sana elcewaza giderdin de geç gelirsin. dert etttiğim ölümüm değil, xecê’nin kardeşlerinin ölümü değil eli bağlı bir şekilde öldürülmemdir.

siyabend xecê’nin kaçırıldığını öğrenir hesen ağanın, xecê’nin ardına düşer. hesen ağanın köyüne ulaştığında geceyi geçirmek için bir yer arar. sonrasında atını serbest bırakır atın gideceği evde misafir olacağını söyler. siyabend’in atı bir evin önüne durur. siyabend atın durduğu evin kapısını çalar. kapıyı yaşlı bir nine açar. siyabend yaşlı nineye köyde neden kimsenin olmadığını söyler. yaşlı nine siyabend’e “duymaz mısın davulun sesini hesen ağa’nın düğünüdür. allah hayr eylemesin. xecê’nin kardeşleri onu siyabendê silîvî’ye vermişlerdi. hesen ağa siyabend’in elcewaza gittiğini öğrenmiş gidip xecê’nin kardeşlerini öldürmüş xecê’yi kaçırmış şimdi de onla evlenir” der.

siyabend nineyi dinledikten sonra siyabend’in kendisi olduğunu söyler. xecê’nin nişan yüzüğünü nineye verir xecê’ye götürmesini ister. nine; bilmez misin xecê bir elinde hançer bir elinde zehirli kahve ile oda da kendini kilitlemiştir. üzerine gelen olursa zehirli kahveyi içip kendini öldürüceğine ant içmiş. siyabend nineye sen bu yüzüğü al git penceresine seslenip benim verdiğimi söyle o seni içeri alır. ona düğüne icabet etmesini, yola çıkarttıklarında onu kurtaracağımı söyle.

siyabend xecê’yi yola çıkartıklarında kervanın önünü keser hesen ağanın adamlarını öldürür xecê’yi alır yönünü sipan dağına verir

sipan dağına vardıklarında siyabend dinlenmek için başını xecê’nin dizine verir uykuya dalar. bu sırada hesen ağa askerleri ile birlikte siyabend’in peşine vermiştir. xecê askerlerin peşlerinden geldiği gördükten sonra ağlar gözyaşları siyabend’in yüzüne düşer siyabendi uyandırır.

siyabend kalkar atına biner kılıcını kuşanır hesen ağa ordusunun üzerine sürer. hesen ağanın birçok askerini öldürür sağ kalanlar kaçar. hesen ağayı bir darbe ile yere düşürür, onu da öldürür. savaş meydanında kimseyi bırakmaz. xecê bu durumu kendi gözleriyle görür gönlü rahatlar mutlu olur.

siyabend ile xecê sipan dağının üstüne çıkarlar. belli bir vakit geçer. bir gün kahvaltı vaktinde siyabend’in uykusu gelir. başını tekrar xecê’nin dizine yaslar uykuya dalar. xecê bakar ki dağdan bir taş yuvarlanır yanlarından geçer. xecê başını diğer tarafa çevirdiğinde geyik sürüsünü görür. yavru bir geyiğin peşine vermiş 12 geyiği kendi haline benzetir. bunlardan biri yavru geyiği zapt etmiş diğer geyikleri döver yanaşmalarına izin vermez.

xecê bu durum karşısında hüzünlenir “benle bu hayvanların arasında bir fark yok onların savaşı benim için verilen savaş gibi” der. evim barkım talan edildi, kardeşlerim öldürüldü. xecê ağlar birkaç gözyaşı siyabend’in yüzüne düşer siyabendi uyandırır. siyabend uyandığında xecê’nin ağladığını görür. sinirlenir xecê’ye niye ağladığını sorar. xecê olanları siyabende anlatır. geyiklerin kavgasını kendi hayatına benzetir. ailem babanim kardeşlerim aklıma geldi bu yüzden ağladım, der.

siyabend kalkar kılıcını okunu hazırlar geyiklerin peşine verir. bir süre o taraf bu taraf geyikleri arar. en son xecê’nin bahsettiği geyiği büyük bir kayanın üstünde uçurumun yanında görür. okunu fırlatır geyiği vur. geyik yaralanır, yuvarlanır. siyabend geyiği kesmek geyiğe yaklaşır. geyik ölüm eşiğinde refleksle kafasını sallar siyabende vurur. siyabend’in ayağı kayar uçurumdan yere düşer.

siyabend’in dönmediğini gören xecê siyabendi aramaya koyulur. uçurumun başında kesilmiş geyiği görür. görür ki kanlar uçuruma doğru akmış. o an siyabend’in rüyasında yaşlı adamın dediği aklına gelir.

siyabendê silê
tu yê bibî paliwanê dinyê
kesek pişta te nayne erdê
salê te ku bûn sî sisê
her hewza xwe bike ji rewilên çolê

(silîvalı siyabend
dünyanın pehlivanı olacaksın
kimse belini kıramayacak
33 yaşına geldiğinde
koru kendini yabani hayvanlardan)

xecê aklına gelen bü cümlelerden sonra korkar. siyabend’in başına bir şey geldiğini anlar. uçurumun başına koşar görür ki siyabend düşmüş bir ağacın dalı siyabend’in belinden girmiş karnında çıkmıştır. inleme sesi gelir. siyabend’le son kez konuşur. ardından xecê de siyabend’in arkadasından kendini uçurumdan aşağı atar.

https://ezpejmurde.blogspot.com/

Lê Binêre

Canda

Strana Canda

Canda, te gul ba biçanda Te sozek wê roja han da Şev çû canê tu …