hese qaj

DÜZGÜN VEROZ / HESÊ QAJ, HER ŞEYE SESİYLE CAN VEREN DENGBÊJ

Kürtçe’nin Kurmanci lehçesinde bir atasözü şöyle der; “Ji dema ku deng hebûye, dengbêjî jî hebûye” (Ses ilk var olduğu zaman, dengbêjilik de vardı). Sesin var olma zamanıyla denk olan bir kültür. Binlerce yıllık tarihi zaman içinde süzülüp gelen sesin anlamsal dizilişinin adır Dengîbejlik. Kürt halkının yaşamında var olan herşeye sesiyle can veren bir kültürdür. Dengîbejler 5 bin yıl eskiye uzanan bu sözlü geleneğin temsilcileridir.

Kürt halkının Aşıkları, masal ve hikaye anlatıcıları, sözlü Edebiyatçıları, müzisyenleri ve tarihçileridir aynı zamanda. Halkımızın tarihinde yaşanmış birçok olayın günümüze kadar ulaşmasını sağlamışlardır. Acıya, sevince, aşka, kahramanlıklara ve ihanetlere sesleriyle can vermişlerdir. Kürdistan’ın her bölgesinde, her köyünde oldukları gibi, Kürtlerin Ülkeleri dışında yaşadığı yerlerde de varlıklarını sürdürmüşlerdir Dengbejler. Kürtler nereye sürgün edilmişlerse bu Kültürü oralara da taşımışlardır.

Dersim tarihinde de sosyal, kültürel ve tarihsel birçok olaya can vermiş, ve günümüze kadar ulaşmasında katkısı olmuş Aşıkları, Dengîbejler vardır. Bunlardan biride Hesê Qaj’dir. Hesê Qaj (Hasan Tan) Dersim’in Laçînan/Laçunan Aşireti’nin ünlü Ozan/Aşık ve dengîbejlerinden biridir. Pulur’un (Ovacık) Ortînîg (Yoncalı) köyünde doğan Hesê Qaj, doğduğu toprağın ruhunu sesine yansıtan biridir. Ortînîk köyüne yakın Koe’ye Qaj (Qaj Dağı)’da 1889’da dünyaya gelmişdir. Qaj dağının rüzgarları Hesê Qaj’in nefesinde yaşam bulmuştur. 1937, 38 soykırımından sonra, sürgüne gidene kadarda ailesiyle birlikte burada yaşamışlardır. Çeşitli dönemlerde, aile olarak, Seyit Rıza’nın ailesinin yanındada kalmışlardır.

Hesê Qaj’în, Tuxe Qaj ve Maxsu Qaj ( Mağsut), ibe Qaj (ibrahim) olmak üzere üç erkek kardeşi, Fatma ile Elif adında da iki kiz kardeşi vardır. Maxsû Qaj Peter’de 1937den önce Pîr’e Musaye Sey Gali’nin Hayvanlarının Demanlılar tarafından çalınmasından çıkan bir anlaşmazlık nedeniyle, 11 kişiyle birlikte öldürülür. Demenanlıların çaldıkları hayvanları geri aldıktan sonra, dönüş yolunda Demenanlı Sile Sur ve adamları tarafından pusuya düşürülerek öldürülürler. Maxsu Qaj çok yiğit bir kişiymiş. Akrabası Keleş’i Bal ile birlikte Rayberî Seydaxa’nın yalan bir şikayeti üzerine tutsak edildikleri Diyarbakır cezaevinden kaçarlar. Hemde ayak ve ellerindeki beşer kilo ağırlığındaki prangalarla. Film ve romanlara, konu olacak bir kaçıştır. Bu tutsaklıktan kaçış hikayesini başka bir yazıda anlatacağım.

Tuxe Qaj, tarihe adı yazılmamış, sözlü ağıt ve destanlar dizen bir şairdir. Hesê Qaj gibi kılam ve ağıt tarzında söylemesede, birçok destan şiirler dizdiği bilinir. Tuxe Qaj’ın dizdiği destan ve ağıtların bir kısımı Hesê Qaj tarafından kılam olarak söylenmiştir. Aile olarak çe Qaj’go (Qaj’ko ailesi/giller) olarak adlandırılır. Babasının adı Munzîr (Munzur), Annesinin adı Bacê’dir. Hesê Qaj yine aşağı Laçînan, Birdo’larda Qozelî ailesinden Zeynep’le evlenir. Zeki ve bilgili biridir, bu özeliği nedeniyle Seyd Rıza’nın kendisinden sürekli fikir aldığı bilinir. Seyd Rıza’nın yakınlarında olan biri, danışmanı gibidir. 1900 ve 1938 arası ve sonrasında yaşanan sürgün ve 1947 dönüş Sürecinde Dersim’de yaşanan bütün olayların en yakın canlı tanığıdır. Laçînan aşireti Kürtçe’nin hem Kirmancî hem de Kurmancî lehçesini konuşan bir aşirettir.

Hesê Qajî, Seyd Rıza’yla birlikte birçok cemaate katılmış, görüşme ve diyaloglarda söz sahibi olmuştur. O dönemin canlı tanıklığını yapmış bir kişidir. Birçok insan hakkında ağıtlar yakmıştır. Seyid Rıza, Qalan (Kalan) aşiret reisi Er Mustafa, Aliyê Top, Saan Axa, Bava İbrahim, Alişer, Rayberî Seydaxa’nın oğlu Ali Haydar, Pire Musaye Sey Gali, Maxsu Qaj ve Ulo Tuxeye Qaj (Tuxe Qj’in oğlu) ağıt yaktığı insanlardan bir kaçıdır. Peter’de Pir’e Musayê Sey Gali ve Maxsu Qaj’în içinde olduğu Demanlılar tarafından öldürülen 12 kişi üstüne yaktığı ”Peter ağıtı vardır. Ve yine kendi kardeşi Tuxe Qj’in küçük oğlunun içinde olduğu 11 kişinin Muzur dağlarında Kirxan (Kırğan) aşiretinden bir grup tarafından öldürülmesi üstüne yaktığı acı yüklü bir ağıt vardır.

Erzincan’a 12 imam orucunda yapılacak Aşure için erzak almaya giden çoğu Laçînan Aşiretinden, 11 köylünün ölürülmesi üstüne yakmıştır. Kirxan aşiretinden bir grup tarafından önü kesilen bu 12 kişinin olduğu köylü grubunun içinde Bir tek Seşliman Piro* bağışlanır. Oda ocakzade, Pir olduğu için, diğer 11 köylü ise acımadan öldürülür. Seşliman Piro Tuxe Qaj’in Küçük çocuğu Ulo için yalvarır. Evin tek çocuğu olduğu için öldürülmemesini ister, ve şöyle der; ”Low baxse rocu İmame kerê, xore ju lace xuyo.” (Ula 12 imam orucuna bağışlayın. Tek bir çocuğudur zaten) 12 imam orucu için bağışlayın desede, bağışlamazlar onuda öldürüler. Hese Qaj bu olaya üstüne yaktığı ağıtın bir yerinde şöyle der;

”..Tuxe ez ki hurindîya to di bîyenê / Tuxe ben ki senin yerinde olsaydım
Mi Ulo kerdînê sandixe / ben Ulo’yu sandığa koyardım
Ruye nedenê felekê…” / Ruhunu vermezdim feleğe …)

Hesê Qaj Yaktığı ağıtlarda Dönemin sosyal kültürel durumunu aktarmakla birlikte, üstüne ağıt yaktığı insanların kişilik özelliklerini ve nasıl insanlar olduklarını bize ulaştırmıştır. Örneğin Seyd Rıza’nın oğlu Bava İbrahim’in öldürülmesinden sonra onun üstüne yaktığı ve aile arşivimizde olan ”Bavayê mi” Ağıtında, Onun cesur, bilgili ve liderlik özelliklerinin olduğunu aşağıdaki şu sözlerinden anlıyoruz.

“…Kafîrê deymêsê Bavayê mi mebe / Kafirler bava’ya dokunmayın (kıymayın
O herbê dugelon ré lazım beno…” / O halklar (iki halk) savaşında lazım olacak.

Yine aynı ağıtın başka bir yerinde şöyle devam ediyor.
“…kafîrê demêse Bavayê mi mebe / Kafirler Bava’ma dokunmayın (kıymayın
O vîrnî aşîrî de deno pêro sono herbê Çîn’ê… ” / o aşiretlerin önünde vuruşarak Çin savaşına gider.

Hesê Qaj 1932 kışında Xozat’a kaymakamla görüşmeye giden Bawa İbrahim’in yanında olan dört kişiden biridir. Yine Bexdiyar aşiret lideri Saan Axa’nın üvey kardeşi tarafından uykudayken öldürülmesi sonrası üstüne yaktığı ağıtta korkusuz, cesur, savaşcı biri olduğunu şu dizeleriyle bize aktarır.

“…koyê na Bokirê / Bokir dağıdır bu
Saan Axaye mi leka teke / Şahan Ağa bir tane/tanecik (eşsiz) fidandır
Saan vano “apo ez dano peru, / Şahan söylüyor; “Amca ben dövüşürüm
tu pe mi de meterîs tal mekê” / Sen benim arkamda mevziyi boş bırakma”
vano, “tersa mi ke ez bimirî / Söylüyor; Korkum odur ki ben ölünce
mira tepîya koye Dersîmî de / benden sonra Dersim dağlarında
nemano cênîy u çeneke….” / kalmasın kadınlar ve kızlar…

Hesê Qaj 1937/38 öncesi ve sürecinde aşiret kavgaları, yapılan ihanetler, kırım ve sürgün üstün bir çok ağıt ve Kılamları olduğu gibi, açlık ve kıtlık üstünede kılamları vardır. 1. Dünya savaşı sonrası 1920 ve 1938 Dersim halkı için çok zor bir dönemdir. Hesê Qaj’in yaşanan açlık ve kıtlık üzerine çok uzun bir kılamı vardır. O kılamın bir yerinde şöyle der;

”Carîxe** nan vecîyo hazare / Azıçık ekmek olmuş bin lira
Ezo bekês kotîra bîyare / Ben garib nereden getireyim
Ezo cînêno kenger tellî / Ben biçerim kenger otu
Mino Xizir fît virnîya xo / Ben Xızır’ın önüme koydum
Şîyo ce Zeynelî / Zeynel’in evine gittim
Ce Zeynel, ce ma pîlo*/ Zeynelin evi bizim için büyük evdir

Ce Rayber berco u filo / Rayber’in (Yol gösteren, öncü) evi Yüce ve yüksektir

Ez şie olaxa ceberî / Ben kabının önüne gittim

Fate şîoy dîyarê galêye** / Fatma gitmiş ampara taraf
Dotra verd kerd ma ame / Atıldı geldi öteden bana ama
Tasgi ardo ez bîyo gunakarî Ali…” / Azıcık getirmiş ki ben oldum Ali’nin günahkarı

Hesê Qaj 1938’de ailesiyle birlikte Bilecik Gölpazarı’na sürgün edililir. Sürgünün ilk yıllarında çok zor koşullarda hayatta kalmaya çalışırlar. Hesê Qaj, 1947’de af çıkınca tekrar ailesiyle Dersim’e döner. Ailesiyle birlikte Munzur suyunun Batı yakası Şoşveg köyünün alt tarafında, Deştî sal denen yere yerleşirler. Uzun yıllar ailesiyle birlikte yaşamını burada sürdüren Hesê Qaj 13 Nisan 1981 de hakka yürümüştür. Henüz gün yüzüne çıkmamış birçok ağıt ve kılamları vardır. Ne yazık ki Kürt ve Dersim aydınları onun bilgilerinden, kılam, ağıt ve dastanlarından yararlanamamıştır.

Açıklamalar: *: Seşliman Piro, 1937 yılında Ali Kerimoğlu ve Seydixan Xisgise ile birlikte Pulur (Ovacık)’da idam ediliyorlar.
**: Carîx; ağaçtan yapılmış ölçü.
***: pîlo; saygınlık anlamında kullanılmış
****: Galêye; Cacımdan yapılmış içine gida ürünlerinin saklandığı büyük çuval veya ambar.

 

Lê Binêre

BEDİRHAN BEY İSYANI

HER YÖNÜYLE BEDİRHAN BEY İSYANI

Cabir DOĞAN/ BEDİRHAN BEY İSYANI Tanzimat’ın Diyarbakır ve Çevresinde Uygulanmasına Karşı Bir Tepki Hareketi ÖZET …