ayşe şan hayatı

KADERSİZ BİR DENGBÊJ: AYŞE ŞAN

Ayşe Şan (d.1938 / ö. 1996)

1938 yılı Kasım ayında Diyarbakır’da dünyaya gelen ve halk arasında “Taçsız-Tahtsız Kraliçe” olarak anılan Ayşe Şan; Eyşana Kurd, Eyşe Xan, Eyşana Osman, Eşyana Êlî isimleriyle de bilinmektedir. Tanınmış ve varlıklı bir aileden gelen Ayşe Şan, babasının da aynı zamanda dengbêj olması dolayısıyla küçük yaşta müzikle tanışır. Evlerinde kurulan dengbêj divanlarıyla Kürt müziğini, kültürünü, tarihini, kilamlarını öğrenerek ilk müzikal eğitimini alır. Bu sürecin kendisi üzerindeki etkisini; “Keşke Diyarbakır’daki evimizin duvarlarının dili olsaydı da o dengbêj gecelerini anlatsaydı. Evin dip köşesinde dengbêjleri dinlerdim. O kadar dinlerdim ki, biri beni çağırsaydı aniden irkilirdim…” diyerek anlatmaktadır. 20’li yaşlarına geldiğinde Diyarbakır’da kadınların bulunduğu ortamlarda Kürt klasik kilamlarını, ilahi ve medîhaları (divan ortamında söylenen ve genellikle Hz. Muhammed’e, sahabesine, Hz. Ali’ye ve tarikat şeyhlerine övgülerden oluşan dini şarkılar) seslendirir ve dinleyicilerin beğenisini kazanır.

1958 yılında babasının isteği üzerine evlendirilir ve bu evlilikten bir kızı olur. Kendi rızasıyla yapmadığı bu evliliği kısa sürer ve eşinden ayrılır. Ayşe Şan o günlerini şöyle anlatmaktadır: “Çok gençken evlendim. Mutlu olamadım, boşandım. Boşandıktan sonra Antep Radyosu’na geldim. Kürtçe ve Türkçe parçalardan oluşan bir plak yaptım. 1979’da Bağdat’a giderek buradaki radyoda Kürtçe söylemeye başladım.”

İstemeden erken yaşta yapılan bu mutsuz evliliğin ardından kendi yolunu çizmek ve hayatını yeniden kurmak üzere Antep’e giden Ayşe Şan, Nail Bayşû’nun yardımıyla yerel bir radyoda Türkçe şarkılar söyleyerek müzik yaşamını burada sürdürmeye çalışır. Daha sonra 1963 yılında İstanbul’a giderek Kürtçe ve Türkçe şarkılar seslendirdiği konserler verir. Türkçe ağırlıklı iki kaset sonrasında da Kürtçe kasetler yapan Şan, ilk kasetinde söylediği “Lê Lê Ximşê”, “Lorke”, “Siverek Yollarında” ve “Gurbette” şarkılarıyla ünlenir. 1972 yılından itibaren Almanya’da sürgün hayatı yaşamaya başlar ve burada 18 aylık kızı Şehnaz’ı kaybetmesi üzerine zor günler geçirir. Bunun üzerine sanat yaşamına bir süre ara veren Ayşe Şan’ın unutulmaz şarkılarından biri olan “Qederê” isimli bestesini bu yıllarda yazdığı söylenir.

Qederê

Were yar… qederê yar
Qederê çer bikim mîna xelkê tu ji min re nebûy yar
Te ez kirim peyayê piyadar
Tu bûy siwarekî bi rim û mizreq
Li ser pişta sêwîxelgê bûy siwar
Yar yar yar qederê yar
Lê qederê te goştê min helandî
Lê sitûyê min li xelkê dikî xwar
Lê qederê te ji xwe re ez kirime tucar
Tu ji min re bûyî bazar
Te ez kirime tucarekî bilmez
Îro ez bazara xwe nizanim kirime zirar
Lê qederê malik şewityê
Te ez kirime şivanekî yaqe qîrej ling bigemar
Tuyê li dawiyê bûyê gurekî
Siba tu birçiye hawar yar yar yar yar
Lê qederê li çiyê kevir û dar li min tînî
Situyê min li xelkê dikî xwar yar yar yar
Yar yar yar qederê yar
Lê qederê maik şewitiyê
Tu bûy siwarekî te ezê ji xwe re kirim
Axeka xwe yê rûsar
Te li dawiyê ez kirim qîzekî.
Heftxêrnedî bêbext û sextekar yar yar
Lê qederê te paşî ez kirme qumarçiyekî
Bi destê xwe nizane mala xwe dişewitîne
Bi heft salan û dilîze bi qumar
Ay lê qederê ezê nifirekî li te bikim
Bila gunehê min bibe marekî reş ê tîremar
Bila li sitûyê te bişide qederê bigere mêrge bi mêrge
Yayle bi yayle li te nemîne war bi war yar yar
Lê qederê malik şewityê wele tu tim yaxa min bernadî
Te darê çuqûrê daye ser piyê min sêwiya xwedê
Ji welêt derxistime malxerabê te ez gerandime war bi war yar
Ay lê qederê wele tirsa min ji wê tirsê
Tu yaxa min bernadî heya roka vê mirinê
Kefen û sabûn û xwendina xoce qorîna tirbê kundala sar yar yar.

Kaderim

Gel yar…yar kaderim
Neyleyim yar herkes gibi bana da olamadın yar
Ettin beni gezer bir piyade
Oldun kalkanıyla mızrağıyla bir süvari
Bindin yetim halkın sırtına yar
Yar yar kaderim yar
Ah kaderim erittin beni
Elâleme karşı büktün boynumu yar
Ah kaderim ettin kendine beni tüccar
Oldun sen bana pazar
Ettin beni işini bilmez bir tüccar
Bugün bilemiyorum kâr mıdır yoksa zarar
Ah kaderim inşallah ocağın yanar
Ettin beni kirli yakalı, kirli ayaklı bir çoban
Oldun sonunda bir kurt
Yarın yine açsın ay aman aman
Ah kaderim dağdan taş ağaç getiriyorsun bana
Elâleme karşı büktün boynumu yine yar
Yar yar kaderim yar
Ah kaderim inşallah ocağın yanar
Oldun bir süvari, ettin beni kendine
Soğuk buz gibi toprak
Ettin beni sonunda bir kız
Yedi hayırsız ettin, şanssız ve sahtekâr ettin yar
Ah kaderim sonra ettin beni bir kumarcı yar
Bilmez ki kendi eliyle yakar ocağını yar
Yedi yıldır oynuyor kumar
Ah kaderim sana bir beddua edeceğim
Kara yılan günahım olsun bir ok gibi yar
Dolansın boynuna sıkıca, dolaşsın çayır çayır
Yayla yayla kalmasın bedeninde bir bucak yar
Ah kaderim ocağı yanasıca çekmezsin elini yakamdan
Tutuşturdun elime yolculuk asamı Allah’ın yetimi sen
Ettin beni vatanımdan sürdün gezdirdin beni bucak bucak yar
Ah kaderim korkum odur ki
Çekmezsin elini yakamdan bu ölümün gününe kadar
Kefen, sabun, imamın duası, mezarın haykırışı ve soğuk mezar taşı yar

Bir süre sonra tekrar Türkiye’ye dönen fakat yaşamı umduğu gibi gitmeyen Ayşe Şan, 1979 yılında Irak’a giderek Bağdat Radyosu’nda çalışmaya ve Eyşana Elî adıyla sesini duyurmaya başlar ancak daha sonra tekrar Türkiye’ye dönerek İzmir’de çocuklarıyla birlikte yaşamaya devam eder. Ayşe Şan, hayatı boyunca şarkı söylemesine karşı çıkan kardeşleri ve akrabalarının ölüm tehditleri ile karşı karşıya kalmıştır. Bu sebeple doğduğu ve çok sevdiği Diyarbakır’ı da bir daha görememiş, bir tek annesi onu sahiplense de, akrabaları izin vermediğinden ölümünden önce son kez onu görmek isteyen annesinin isteğini yerine getirememiş, mezarını ziyaret etmesine izin verilmemiştir. Annesinin hastalığı ve ölümü üzerine Ayşe Şan yaşadıklarını “Heywax Dayê” adlı bestesinde dile getirmekte ve annesine “bu dünyada kimsem kalmadı, kimsesizim” diyerek yakarmaktadır. 18 Aralık 1996 yılında İzmir’de yakalandığı kanser hastalığı sonucu vefat eden Ayşe Şan’ın cenazesi, vasiyet etmesine rağmen Diyarbakır’a defnedilmemiştir.

Arapça ve Farsça şarkılar da söyleyen ve Nuri Sesigüzel, Ali Ekber Çiçek ve Orhan Gencebay gibi dönemin popüler müzisyenleri ile birlikte sahneye çıkan Ayşe Şan’ın hafızalara yer eden şarkılarından bazılar şunlardır:
“Zerî Heyran”, “Xezal Xezal”, “Were Keçê Nav Zebeşan”, “Sallana Sallana”, “Salîho Kurmam”, “Mamo”, “Lawikê Mêtînî”, “Kirasê Te Meles e”, “Heywax Dayê”, “Hawar Bawo”, “Esmerê Were/Neyleyim”, “Delal”, “Berîvana Malxerab”, “Bawê Seyro”, “Ay Dil”, “Ax Lê Gulê”, “Koçerê (Min Te Dîbû)”, “Were Yadê”, “Cemîle”, “Memir Mamo”, “Hawer Delal”, “Qederê”, “Ax Lê Nazê”, “Wele Te Nastînim”, “Ximximê Torîvan”, “Yara Min”, “Xerîbim Dayê”, “Meyro”, “Bêmal”, “Govend Ranabê”, “Yadê Rebenê”, “Lê Lê Ximşê”, “Xezalê”, “Hesenîko”, “Mamir”, “Ez Xezal im”.

Selda Öztürk / KADIN KİMLİĞİ BAĞLAMINDA KÜLTÜREL BELLEK VE VAN MERKEZDEKİ KADIN DENGBÊJLİĞİ YANSIMALARI.

Lê Binêre

Occo Mahabad

EZİLENLERİN SESİ FEQIYÊ TEYRAN / Occo Mahabad

Tasavvuf vahyin özel bir şekli olan ilhama dayanır. Tasavvufa göre, asıl bilgi ve bilgelik, tasavvuf …

error: LÜTFEN OKUYUN KOPYALAMAYIN - JI KEREMA XWE BIXWÎNIN KOPÎ NEKIN !